Son yıllarda neredeyse önüne gelen dernek kuruyor, tanıtım günleri düzenliyor, memleketi kurtardığını iddia ediyor. Dışarıdan bakınca insanın içi ısınıyor; “Ne çok memleket sevdalısı varmış” demek geliyor içinden.
Ama işin mutfağına girince, ne yazık ki bu heves kursakta kalıyor.
Çünkü “memleket tanıtım günleri” adı altında parayı cebe indirmeyi alışkanlık haline getirmiş bir çevre var. Hayatları boyunca hiçbir işin ucundan tutmamış, hep başkalarının sırtından geçinmeyi kendine meslek edinmiş bu kesim; dernek, federasyon ve konfederasyon çatıları altında sözde sivil toplumculuk yapıyor, gerçekte ise siyasetle iç içe geçerek kazançlarına kazanç katıyor.
Sorunun en büyük nedeni ise açık: Denetim mekanizmalarının zayıflığı.
Tıpkı küçük illerin futbol kulüplerinde yıllarca yaşanan yolsuzluklar gibi… Denetimsiz toplanan paralar, hesabı sorulmayan bağışlar ve kimsenin nereye gittiğini bilmediği bütçeler.
Artık buna “dur” deme zamanı gelmiştir.
Derneklerin ve spor kulüplerinin denetimleri acilen artırılmalı; çeşitli kurnazlıklarla toplanan paraları gayrimeşru yollarla cebe indirenlere ağır ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Bu yollarla zengin olma hevesi kuranların hevesi kursağında bırakılmalıdır.
Çalışmadan, üretmeden, suya sabuna dokunmadan zengin olmanın yollarını arayanlar çoğaldıkça toplum çürüyor. Oysa emek ve alın teri olmadan kazanılan paranın hayrı yoktur.
Toplum ahlakının yeniden inşası için:
• Yasalar daha caydırıcı olmalı,
• Basın ve sosyal medya bu konuda örnek duruş sergilemeli,
• Üniversiteler ve akademik çevreler bu meseleye ciddiyetle el atmalı,
• Topluma yönelik bilinçlendirici eğitimler artırılmalıdır.
Çünkü büyük bir toplumsal kırılmanın eşiğindeyiz. İnsanlar üretenleri değil, sahtekârlık yapanları örnek almaya başladı. Bu gidişat, ülkeyi derin bir ahlaki ve ekonomik çukurun içine çekiyor.
En küçük yolsuzluğa bulaşan dernekler derhal kapatılmalı, sorumluları hakkında ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Memleket tanıtım günleri ise yalnızca valilik iznine bağlı olmalı; bu izinler de öyle kolay verilmemelidir.
Aksi halde memleket sevgisi, birkaç uyanığın cebini dolduran ucuz bir slogandan öteye geçemeyecektir.








