Bölgesel kalkınma, yalnızca bir ilin sınırları içinde düşünüldüğünde eksik kalır. Bir milletvekilinin görevi sadece kendi seçim bölgesine hizmet etmek değil; komşu illerle birlikte bütün bir bölgenin refahı ve huzuru için mücadele etmektir.
“Ben sadece kendi ilimle ilgilenirim, komşu beni bağlamaz” anlayışı ne siyasete ne de bu ülkeye fayda sağlar.
Geçtiğimiz yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ayaküstü sohbet ettiğim eski bakan ve Artvin Milletvekili Sayın Faruk Çelik’e Sahara Tüneli’ni sormuştum. Kendisi, bu konunun gündemlerinde olmadığını, Artvin’in farklı öncelikleri bulunduğunu ve çalışmaların bu doğrultuda yürütüldüğünü ifade etmişti. Konuşma elbette bununla sınırlı değildi; ancak verilen mesaj açıktı.
Anlaşılan o ki Artvin siyaseti, Şavşat ile Ardahan arasındaki yaklaşık 45 kilometrelik yolun bir tünelle 10 kilometreye düşmesini istemiyor. Bunun arkasında, Şavşat’ın Ardahan’a daha da yakınlaşacağı ve bu durumun ileride idari tartışmalara yol açabileceği endişesi yatıyor. Oysa korkularla değil, gerçeklerle siyaset yapılır.
Sahara Tüneli açıldığında kazanan yalnızca Ardahan olmayacaktır. Ardahan, hayvancılıkta bölgenin lokomotif illerinden biridir. Bu potansiyelin Karadeniz’e açılması, başta Artvin olmak üzere bölge ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır. Ardahan’daki kamu kurumlarında görev yapan çok sayıda Şavşatlı memur için de bu tünel büyük bir kolaylık anlamına gelir. İnsanlar Ardahan’da ev tutmak zorunda kalmadan, kendi memleketlerinden işlerine gidip gelebilecektir.
Kış aylarında Sarp Sınır Kapısı’nda yaşanan yoğunluk nedeniyle Aktaş ve Türkgözü Sınır Kapıları’nı kullanmak isteyen tırlar Sara Dağı’nı aşmak zorunda kalıyor. Kar ve tipi yüzünden yaşanan zorluklar herkesin malumu. Sahara Tüneli, bu sorunu ortadan kaldıracağı gibi Türkiye’nin sınır ticaretinden elde ettiği geliri de artıracaktır.
Yaz aylarında Karadeniz’in boğucu sıcaklarından kaçan insanlar Ardahan yaylalarına yöneliyor. Artvinli köylüler hayvanlarını bu yaylalarda otlatıyor, yaşlılar serin havada huzur buluyor. Coğrafya bir gerçektir: Ardahan’da olan Artvin’de yoktur, Artvin’de olan Ardahan’da yoktur. Bu iki il, doğu ile batı gibi birbirini tamamlayan iki kardeştir. Aralarına dağlar değil, tüneller yakışır.
Bu yol yalnızca Ardahan’a değil; Kars, Iğdır, Ağrı, Erzurum ve hatta komşumuz Gürcistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyaya hizmet edecektir. Kalkınma bir ilin değil, bir bölgenin kaderini değiştirir.
Sürekli göç veren Ardahan için bu projeler hayati önemdedir. Aksi halde yarın il statüsünün bile tartışıldığı bir tabloyla karşılaşmak mümkündür. Oysa Sahara Tüneli ve ardından Doğu Ekspresi’nin Kars’tan Ardahan’a uzatılması, bu kentin kaderini tamamen değiştirecek projelerdir.
Projesi hazır olan Sahara Tüneli artık ihaleye çıkarılmalı ve ilk kazma vurulmalıdır. Bu, sadece Ardahanlıların değil; Kars’ta, Iğdır’da, Ağrı’da yaşayan binlerce insanın ortak hayalidir.
Kalkınma; Kars’ın değil, Kars’ın etrafındaki Ardahan’ın, Iğdır’ın, Ağrı’nın, Artvin’in birlikte büyümesidir.
Bölge kalkınırsa, Türkiye kazanır.








