Ardahanlı sosyal medya kullanıcısı Ali Mavi’nin Instagram hesabında paylaştığı “Almona (Almula) Yürüyüşü” başlıklı içerik, Ardahan’ın unutulmuş tarihini ve halk arasında anlatılan ürkütücü efsaneleri yeniden gündeme taşıdı. Tarih, doğa, halk anlatıları ve kaybolmuş yerleşimlerin iç içe geçtiği paylaşım, kısa sürede büyük ilgi görürken, bölgenin geçmişine dair dikkat çekici ayrıntıları da ortaya koydu.Paylaşımda yer alan bilgilere göre Ardahan kırsalında bulunan Almona ya da eski kayıtlardaki adıyla Almula, yalnızca bir köy değil; yüzyıllar boyunca yaşamın, inancın, ticaretin ve efsanelerin kesiştiği kadim bir yerleşim olarak öne çıkıyor.1595 Osmanlı Kayıtlarında GeçiyorAli Mavi’nin aktardığı tarihi bilgilere göre bölgenin adına ilk kez 1595 tarihli Osmanlı kayıtlarında rastlanıyor. Kaynaklarda köyün adı “Almona” olarak geçerken, o dönem 32 hanelik bir yerleşim olduğu belirtiliyor.Kayıtlarda köy halkının buğday, arpa ve çavdar tarımı yaptığı, arıcılıkla uğraştığı, koyun ve domuz beslediği ifade edilirken, bölgede yılın altı ayı çalışan iki ayrı bablık su değirmeninin bulunduğu bilgisi de dikkat çekiyor.Bu ayrıntılar, bugün büyük ölçüde unutulmuş olan bölgenin geçmişte önemli bir yaşam merkezi olduğuna işaret ediyor.Ardahan’ın En Büyük Kiliselerinden BiriPaylaşımda yer alan en dikkat çekici bölümlerden biri ise bölgedeki tarihi kiliseye ilişkin bilgiler oldu.Doç. Dr. Sami Patacı’nın çalışmalarına atıf yapılan paylaşımda, yapının 10 ile 12. yüzyıllar arasına tarihlendiği ve Ardahan çevresindeki en büyük kiliselerden biri kabul edildiği ifade edildi.Söz konusu tarihi yapının, yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda 2025 yılında Kars Koruma Kurulu tarafından tescillendiği belirtilirken, videoda yer alan plan çizimlerinin de Sami Patacı’ya ait olduğu aktarıldı.Bu durum, Ardahan’ın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda Orta Çağ’dan kalan kültürel mirasıyla da önemli bir tarihi potansiyele sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu.Osmanlı Belgelerinde Mescit ve İmam Kaydı1703 tarihli Osmanlı belgelerinde ise Almuna köyündeki bir mescitten söz ediliyor.Belgelerde, köyde görev yapan Ebubekir Efendi’nin minber yaptırmak için izin istediği, ayrıca Ali Efendi isimli kişinin günlük bir akçe yevmiye ile imamet ve hitabet görevine getirilmesinin talep edildiği belirtiliyor.Bu kayıtlar, bölgede yalnızca Hristiyan mimarisinin değil, Osmanlı döneminde İslamî yaşamın da sürdüğünü gösteriyor. Tarihçiler açısından bu tür belgeler, Ardahan coğrafyasının çok katmanlı kültürel yapısını anlamak açısından büyük önem taşıyor.1878’den Sonra SessizlikPaylaşılan bilgilere göre Rusların 1878 yılında yaptığı tespitlerde köyde yalnızca dört hanenin kaldığı görülüyor. 1886 yılı kayıtlarında ise yerleşime dair herhangi bir bilgiye rastlanmaması, köyün tamamen boşaltılmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.Bir zamanlar değirmenlerin döndüğü, tarım yapılan ve dini yapılarıyla dikkat çeken bu yerleşimin nasıl yok olduğu ise hâlâ tam olarak bilinmiyor.Ardahan Efsanelerinin MerkezindeAlmona’yı farklı kılan yalnızca tarihi değil. Bölge, halk arasında anlatılan gizemli hikâyeler ve efsanelerle de dikkat çekiyor.Ali Mavi’nin paylaşımında, “Ardahan Efsaneleri” adlı tez çalışmasında geçen iki önemli anlatıya da yer verildi.“Almana’nın Hazinesi” RivayetiRivayete göre Almana bölgesinde büyük bir hazine bulunuyor. Hazineyi çıkarmak isteyen bazı hocaların dualarla bir kuyuya indiği, içeride altınlarla dolu büyük bir oda gördükleri anlatılıyor.Ancak hikâyenin devamında ortaya çıkan gizemli bir genç kızın büyüyü bozduğu, altınların kömüre dönüştüğü ve kuyunun kaybolduğu ifade ediliyor.Yıllardır bölgede anlatılan bu hikâye, Ardahan folklorunun en dikkat çekici anlatılarından biri olarak öne çıkıyor.Çiko Köyü Efsanesi: Korku Hikâyesini AndırıyorPaylaşımda yer verilen ikinci anlatı ise adeta bir halk korku hikâyesi niteliği taşıyor.Efsaneye göre çok eski dönemlerde bölgede Çiko isimli bir köy bulunuyor. Köye gelin gelen bir kadın, yasaklı bir odayı açınca küpler içinde insan organlarıyla karşılaşıyor ve köy halkının yamyam olduğunu anlıyor.Devamında yaşanan olaylar ise halk anlatılarının en karanlık örneklerinden biri olarak aktarılıyor. Rivayete göre kadın çocuğunu alarak kaçıyor, ardından köy bir gecede ortadan kayboluyor.Bugün yalnızca harabelerinin kaldığı söylenen Çiko Köyü, Ardahan’da kuşaktan kuşağa aktarılan ürkütücü anlatılar arasında yer alıyor.“Bazı Yerler Sadece Taşlardan İbaret Değildir”Ali Mavi paylaşımının sonunda ise şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:“Bazı yerler sadece dağlardan, taşlardan ve harabelerden ibaret değildir. Bazı yerler; geçmişin izlerini, unutulmuş hikâyeleri, efsaneleri ve insanların hafızasını da taşır. Almona da tam olarak böyle bir yer…”Bölgenin Turizm Potansiyeline Dikkat ÇekildiYaklaşık 10 kilometrelik yürüyüş parkurunu kapsayan rota boyunca tarihi kalıntılar ve doğal güzelliklerin görüldüğü belirtilirken, Ardahan’ın alternatif doğa ve kültür turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğu yorumları yapıldı.Özellikle son yıllarda doğa yürüyüşleri, kültür rotaları ve kaybolmuş yerleşimlere yönelik ilginin artmasıyla birlikte Almona gibi bölgelerin hem akademik hem de turistik açıdan daha fazla araştırılması gerektiği ifade ediliyor.Ardahan’ın dağlarının arasında sessizce duran bu unutulmuş yerleşim, şimdi sosyal medyada yeniden konuşuluyor. Tarih ile efsanenin birbirine karıştığı Almona’nın hikâyesi ise şimdiden birçok kişinin merakını uyandırmış durumda.Özel Haber/Paşa KürkçüHaber Merkezi
Ardahan
Yayınlanma: 09 Mayıs 2026 - 09:03
Almona (Almula) Köyü'nün Gizemli Hikâyesi Yeniden Gündemde
Ardahanlı sosyal medya kullanıcısı Ali Mavi’nin Instagram hesabında paylaştığı “Almona (Almula) Yürüyüşü” başlıklı içerik, Ardahan’ın unutulmuş tarihini ve halk arasında anlatılan ürkütücü efsaneleri yeniden gündeme taşıdı. Tarih, doğa, halk anlatıları ve kaybolmuş yerleşimlerin iç içe geçtiği paylaşım, kısa sürede büyük ilgi görürken, bölgenin geçmişine dair dikkat çekici ayrıntıları da ortaya koydu.
Ardahan
09 Mayıs 2026 - 09:03















