Siz bu yazımı okurken bende uydu üzerinden yayın yapan ulusal tv TEMPO TV'de, her pazar günleri saat: 15.00'da canlı olarak sunduğumuz, 'Gazetecilerle Gündem' adlı programımız da aşağıda anlatacaklarımı, anlattıklarımı bir kez daha sözlü olarak dillendiriyor olabilirim.
Evet, 'Mesaj ve Reklamlarınızla yerelden ulusala daha özgür gazetecilik.. Daha güçlü ve Gür yayıncılık..' diyerek yıllardır yazarken bir yandan da tv programlarımızla bugüne kadar birçok önemli konuklarımızla birlikte ülke ve dünya gündemini tartıştığımız, 'Gazetecilerle Gündem' adlı programımıza bir gün konuğumuz olacağınızı umduğum sizi de TEMPO TV stüdyosunda, bilgisayar ve telefonlarınızın ekranlarında bana konuk olmanızı beklediğimi buradan bir daha hatırlattıktan sonra bugünkü yazımıza devam edelim.
Ve artık alışa gelinen hatta kanıksanan, AK Partilisi, CHP'li, DEM'lisi, MHP'lisince kısacası tüm toplum tarafından çokta kabul görmeyip, 'günü birlik iş, normal adeta olmazsa, olmaz ve rutin bir şey'e dönen yeni bir operasyonla güne başlıyorduk.
Çünkü önce, HDP sonra DEM'lilere yönelik operasyonlarla adını duyduğumuz çift maaşlı kayyumların son seçimlerden bugüne kadar Hakkâri'den başlayıp, Esenyurt'a orada da 'tünel açıldı' denen İBB'ye sonrasında da Adana'ya kadar gittiği bir hafta sonu daha gözaltların devam ettiğini duyup, görüyorduk.
Her operasyonda dolarları götüren borsaların kapalı olduğu bir cumartesi sabahı uyandığımızda ajanslara düşen haberleri görür, görmez bende, ‘MENEMEN ELE DEĞİL, BELE Mİ YAPILIR’ MI DENDİ?' başlıklı haberimizi yapıyor ve haber sitemiz aracılığı ile okurlarımla paylaşıyordum.
Ve, 'İBB’ye yönelik 5. dalga ‘da bir Ardahanlı da var!' ara başlığı ile devam eden ve 'Birçok Ardahanlının yaşadığı İstanbul Esenyurt CHP'li Belediyesi ile başlayıp, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun yanı sıra bir çok belediye başkanı ve çalışanlarının gözaltına alınıp, tutuklandığı İBB’ye yönelik son operasyonda aralarından bir Ardahanlının da olduğu sabah gözaltlarına yenisi daha eklendi.' satırlarıyla devam eden haberimize;
Aralarında Göleli Tarkan Kaya'nın da AK Parti'nin Belediye Meclis Üyeliğini yaptığı İstanbul Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Ardahan Damallı Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka'nın da İBB’ye yönelik "mali suçlar" gerekçesiyle gerçekleştirilen soruşturmada 5. dalga operasyonu geldi. Hakkında gözaltı kararı verilenler arasında Avcılar, Büyükçekmece ve Gaziosmanpaşa belediye başkanları, eski CHP'li vekil Aykut Erdoğdu ve 47 kişi bulunuyor. Gözaltına alınanların isimler şöyle: şeklinde devam edip, gözaltına alınan isimlerini, ifade alırken, 'yazıcının kartuşu bitti, kağıt sıkıştı, bilgisayar dondu' deyip bir ifadeyi iki saatte ancak alan polis memuru gibi zorlanmadan, erinmeden hızla ve tek tek yazıp, bitiriyor ve bölgenin en çok okunan haber sitemiz www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitemizde, yayın grubumuzun amiral gazetesi Kuzey Doğu Anadolu Gazetesi adlı gazetemizde 7 sütuna manşet yapıp, paylaşıyordum.
Haberi paylaştıktan hemen sonra gelen ilk telefonda, ‘MENEMEN ELE DEĞİL, BELE Mİ YAPILIR’ MI DENDİ?' başlığımıza gelen ilk tepki 'Menemen ne iş?' şeklindeydi. Ve gün boyu bu sorumun açılımını yapamayan okurlarıma gelen telefonla sözlü, sanalda ise yazarak yoruluyordum...
Çünkü, balık hafızalı toplumun birer ferdi olarak Ardahan'a değil, Azerbaycan'a havaalanı açmaya giden Erdoğan'ın yurda geri dönüşünde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e yönelik daha bir kaç gün önce 'CHP'nin süratle normalleşmeli ve gelse Anayasayı birlikte yapabiliriz.. ' anlamını taşıyan açıklamasının hemen ardından Özgür Özer'in 'Ne normalleşmesi, onunla Menemen bile yapılmaz' demesini hemen unutuvermişti.
Ve benim, 'Özel Hayat Anlatılır mı?' başlıklı kitabıma kaynak olacak olan kendi özel dünyamla ilgili ele aldığım ama 'Beni anlamayanlara, benimle hiç bir şey yaşanmamış gibi çekip gidenlere, dün ben vardım bugün başkasıyla keyfe devam..' diyenlere ve Umay Umay eserine de konu olan Orospu Kırmızılara değmez diyerek artık yazmamaya karar verdiğim cumartesi yazılarımın bir zamanlar zevkle yazıldığı yeni bir cumartesi günü 5. operasyon gelivermiş, 'düğün salonlarında verilen kahvaltılarla lobi oluşturacağız' diyen biz Ardahanlılar, Ardahan'a da gelecek derken, 'Bu yapılanlar Ahtapota yöneliktir denen operasyonlar 'şimdilk' Ankara'ya değil, Adana'ya kadar uzanmıştı.
3'lü 'oğlu' tamam, sıra Yavaş'ı hızlandırmakta mı?..
Evet, ülkede kesintisiz devam eden operasyonların bir yenisinin daha yaşandığı şu günlerde yıllardır bir türlü iktidar edecek bir menemen yapmayan ve bu gidişle Yavaş'ın yenilmesini de hızlandıracak olan gibi görünen 3 'oğlu' soy ismi sahada pardon tavada kıran CHP'nin başına gelenin menemene malzeme olan yumurtayı yapan tavuğun başına gelmemişti.
Şimdi de Yavaş'ları yok edici kararların alındığı saraylı büyükşehirli başkentten alıp, İmamoğlu gibi Bolu dağına çıkartıp,, miting miting gezdirilmeye başlayan ve bu gidişle 'cumhurbaşkanı adayı yok ettirici CHP..' denecek gelişmelerini izlerken bir anda 'CHP İBB'YE KAYYUM ATATIRACAK!..' başlıklı yazımı hatırlıyor, bu ülkede iktidar olmak için bir türlü menemen yapmayan CHP'nin bu süreçte izlediği yolun yanlışlığına dikkat çeken, daha şurada yani bizzat Özgür Özel tarafından adına, '19 Mart Darbesi' denen sürecin öncesi ve sonrası yani bir kaç ay önce denecek günler için de yazdığım o yazımı bir kez daha okuyordum.
Ve aylar öncesi ele aldığım yazımı bir kez de sizin de benim gibi yeniden okuması için yayınlamayı uygun buluyor, 'MENEMEN ELE DEĞİL, BELE Mİ YAPILIR’ MI DENDİ?' başlığını haberime koymamda ki amacın ve neyi anlatmak istediğimi bide size sormak istiyorum.
Ama sakın sizde arayıp, yazıp, 'Menemen ne iş?' demeden..
İşte afişleri ve sesi de yasaklanan İmamoğlu'na dayanışma adına hapisse alınmadan önce kendiyle yaptığım bir görüşmem esnasında Gazeteci kızım Özlem Şeyma Yılmaz tarafından çekilen fotoğrafımızı da eklediğim geride kalan 22 Mart'ta ele aldığım bugünü anlatan dünkü yazılarımdan biri olan o yazım..
CHP İBB'YE KAYYUM ATATIRACAK!..
İBB’de kamp kurup,, açtığı çekyatla muhalefet yapan Özgür Özel’i izlerken Bahçeli’nin, ‘Dünya barışıyor, biz niye barışamayalım’ diyerek DEM’lilere el uzattıktan sonra Öcalan’ın gelip mecliste konuşmasını istedikten sonra şimdi de PKK’nın üst düzey yetkililerinin Malazgirt’te gelip, orda düzenleyecekleri kongre ile örgütü fes ettiklerini açıkladığı şu günlerde ülke genelinde yaşanan mevcut duruma baktığımızda kayyum atamaları ile ünlü iktidarın yönetimde olan ülke de bu durumların yaşanmasına vesile olanın muhalefettin basiretsizliği veya alttan alta kendi pis işlerini iktidara yaptırdığı iddia ve suçlamalara inanmaya başlar gibiyim..
Çünkü, Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış, İstanbul’da Esenyurt Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Ahmet Özer, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Başkanı Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Başkanı Mehmet Karayılan, Tunceli Belediye Başkanı Cevdet Konak ve CHP’li Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Van Bahçesaray Belediyesi Başkanı Ayvaz Hazır, Mersin’in Akdeniz ilçesinin DEM Partili Belediye Eş Başkanları Hoşyar Sarıyıldız, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, DEM Partili Siirt Belediyesi Eş Başkanı Sofya Alağaş, Van Büyükşehir Belediye Başkanı Abdullah Zeydan,, Kars Kağızman İlçe Belediye Başkanı Mehmet Alkan, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in yerlerine kayyum ve vekaletler atandığı esnada attıkları x twitlerle muhalefet yaptıklarını sanan aynı muhalefet şimdi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık gözaltına alınmaları ardından aynı hatalardan birini daha yapıyor.
Evet, DEM’lilerin kıs, kıs gülme saçmalıkları ile, ‘Dün bizimle fotoğraf vermeyen onlar bizim yanımızda yoktu, Bu nedenle bu yaşananlar bizimle ilgili değil’ deyip, kendi tabanını sakinleştirmeye çalışıp, DEM'lilerin Saraçhane’ye gitmelerine engel olmaya çalıştığı şu günlerde yerine kayyum atanacak denen İmamoğlu’nun başında olduğu İBB’de kamp kuran CHP’nin adeta ‘gel buraya da kayyum ata..’ dediğine düşünmeye başladım. Çünkü taraftarlarını ve halkı sokaklara çağıran Özgür Özel’in bu çağrılarını izleyen herkesin Özel’in bu imkanını kesmenin tek yolunun İBB”ye atanacak bir kayyum ardından etrafı polislerle çevrilip, Saraçhane’de toplanan veya toplanacakların önünü kesmek fikrini depreştiriyor gibi..
Olmaz denen her şeyin olduğu bir süreçte benim bu bakışımı saçma görenler de olabilir. Ama Özgür Özel'in ağzına almadığı ve şu an hapiste olan Demirtaş’ın da halkı alanlara çağırdıktan sonra neler yaşandığını bilen bir gazeteci olarak Saraçhane’de yani İBB’de, İmamoğlu’nun kazandığı belediyenin balkonunda Özgür Özel tarafından yapılan çağrıların ‘İBB’ye kayyumun atanmasını hızlandırmak için mi? dedirtiyor gibi..
*Yayınlanma: 22 Mart 2025 -







