CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 6 yıl önce ve zaman zaman tekrarladığı açıklamalarına baktığımızda CHP'den ve muhalefetten beklenenlerin gün geçtikçe yumuşak eleştirilerle işi geliştirdiğini, bunun adını da “Helallaşma”olarak koyduğunu görmekteyiz… Evet 6 yıl önce yaşanan ve akademisyenlerin tutuklanmasını eleştirerek, "Ülkenin aydınları tutuklanıp, hapise atılıyor, bu demokrasiye atılan en derin darbelerden birisidir. Akademisyenler ellerine silah alıp dağa mı çıktılar? Terör örgütüne yardım ve yataklık yapan parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Yürekli, cesur, namuslu anasından helal süt emmiş bir savcı istiyorum bunları soruşturacak. Hitler faşizminden kaçan bilim insanlarını kucaklayan Türkiye akademisyenleri hapse atan bir ülke oldu. Demokrasi artık bizim ülkemizde yok. Her yerde söyleyebilirsiniz. Kraldan fazla kralcı aydınız diye geçiniyorlar, batsın sizin aydınlığınız. Yanlışı neden doğru diye satıyorsunuz. Adınız havuz medyasına çıkmış, bu ayıp size yeter. TBMM koltuğu korkacak adamların koltuğu değil, yürekli insanların koltuğu olmak zorundadır" demişti…
Bu sözlere katılmamak elde mi dedirten Kılıçdaroğlu’nun o günkü açıklaması bu ülkenin demokrasisinin ne kadar zorda olduğunu da ortaya koyuyordu.
Çünkü “Ya benden yana olacaksın, yada terörist” diyen anlayışın gün geçtikçe demokrasiyi tanımaz hal aldığını ortaya koyan bu açıklamaları es geçmemek gerekir…
Bu nedenle; başta CHP olmak üzere, tüm muhalefet, demokrat güçlerle birliği yaparak demokrasiye sahip çıkıp, yine demokrasi yolu ile bu gidişata dur demelidirler…
Ve en önemlisi Newroz’a çok az günler kaldığı bu karlı baharın sıcak geçeceğini belirtenler de bir adım geri çekilip, silahları susturmalı ve demokrasi mücadelesine nefes vermelidirler. Aksine kan ve göz yaşı içinde yarım yamalak demokrasi de teslim olacak…
Ve burada en büyük görevin Rusya ve Ukrayna arasında barış masası kurmaya çalışan geçilemez denilen Çanakkale boğazını parası hazineden, yani bizden yaptırdığı köprüyle geçen iktidar ve Ak Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı şu an 2023 stresini yaşayan Erdoğan'a düşmektedir…







