Yazıma başlamadan önce 'Son dakika haberi... Merkez Bankası faiz kararını açıkladı... 22 ay sonra faiz düştü' başlıklı bu hazır haberi sanaldan alıp, Hakkari'nin, Ardahan'ın, Muğla'nın, son depremle yerle bir olan Hayat'ın, 'AB'nin yolu buradan geçer' denen Diyarbakır'da ya da Antalya sahiline adını veren Konya altında, yanında, üstünde bulunan şehir habercilerinin sitelerinde, gazetelerinde yayınlanmasının bir anlamı var mı diye benden daha ünlü, ünsüz gazetecilere bir soru sormak isterim..
Evet, Edirne'nin, Muş' un, Kayseri' nin, Malatya'nın, Samsun'un, Sinop'un, Zonguldak'ın ve Sarıkamış gibi onca şehidin yattığı Çanakkale'nin sorunlarını yazıp, söylemek, gündeme taşımakla mükellef olan yöre yani ulusal basını da besleyen gazetecilerin kendi evinin önünü süpürmektense 'Son dakika haberi...Düştü düşecek denen Koban'i olmasa da Azerbaycan uçağı filan yerde düştü.' haberini vermesinin veya önceliği bu tür haberlere vermesinin ne anlamı var ve bu yerel ya da ulusal, bölgesel gazetecilik midir?
'Ben Ardahan Gazetesiyim' deyip, yerelden ulusala haber çıkaran bir bakışla gazetecilik yapmaya çalışan benim bakışım sorulursa 'Kürt sorunu var' denen bu ülkenin diğer bir sorunu da budur. Yani kendi kentinin hatta ülkesinin sorunlarını, sıkıntılarını değil de yöre insanın kendisinden yöresiyle, köyü ve kentinde yaşananları da haber olarak beklediğini bile bile evinin önünü süpürmeyip, kendi köyündeki yeterli olmayan suların dondurucu soğuklarda donduğunu göremeyip, 'Cemaat, yardım kuruluşu stk., dernek, TİKA, yardımsever manken Afrika'daki köye su kuyusu açtı' başlıklı haberlerle var olan sorunları çözmesi beklenen Ankara'ya, başkente nasıl duyurulur?
Evet bu soruları sorduktan sona dönelim bu konuda yani 26 Ağustos 2018 yılında ele aldığım ve yeni bir yılı daha geride bırakırken birçok şey gibi bu ülkedeki gazetecilik anlayışının da değişmediğini anlatan 'Yatakta manşet yaparken..' başlıklı uluslararası gazetecileri anlatan o yazıma..
Yatakta manşet yaparken.. 2018
Kışın gelmesiyle birlikte her gün yeni bir fotoğraf ile kışı anlatan haberler aldığımız ve izlediğimiz , yerelde olduğu gibi ulusalda haberci olarak bilinenlerin de hükumetten, kentleri yöneten bürokratlardan, yerel siyasi ve idarecilerden aşağı kalmayıp, yaşadıkları kentlerin ve ülkenin gerçek gündemini sakladıklarına da şahit olmaktayız.
Özellikle ajans muhabiri olduktan sonra gazeteci diye ortalıkta gezip yaptıkları haberler ile yaşadıkları kentin ve ülkenin onca gerçek sorunları karşındaki duyarsızlıkları ile dikkat çekenlerin her gün battaniye ile sarılan araçları fotoğraflayıp, 'Kış dondurdu, ayaz arabaları çalıştırmadı, sakallı adamın yürürken yüzünü buz kapladı' şeklindeki sözde haberlerle işi geçiştirenlerin bu ülkenin ve yaşadıkları kentlerin gerçek gündemini saklayanların başında gelmekteler.
Evet son olarak geçirdiğim ağır trafik kazası dolayısıyla yaklaşık iki aydır dışarı çıkıp yürüyemediğim halde ülkenin ve nefes aldığım kentlerin sorunlarını 'Yazıyorsam Sebebi Var' adlı köşemde her gün yorumlayarak gazetecilik görevimi yaparken, muhabir, ajans yani toplumca AJAN diye bilinen sözde gazetecilerin görmediği, duymadığı, yazmadığı haberleri de 'Ben gazeteciyim, hasta da olsam, kaza da geçirsem, iki elimi kullanamayacak durumda da olsam görevimi en iyi şekilde yerine getirmem gerek' şiarıyla gerçek ve duyarlı gazeteciler olarak bizler yapar, bizler yazar ve FOX TV gibi tv kanalları ile ülkenin gündemine taşırız.
Bunun en son örneği Ardahan'da yaşanan bir rezaleti yerelde ve ulusalda yaptığım, yazdığım ve altına imza attığım' Babası Fetocu diye Çin'e yarışmaya gönderilmemiş' manşet haber ile gündeme taşımakla gazetecilik görevimi bir kez daha yerine getirdim.
Yani, Ardahan'da, Robotik Kodlama Atölyesinde tasarladıkları 'Robothan' projesiyle Çin'de yapılan yarışmada ülke olarak ilk 10'a girmemize neden olan öğrencinin hakkının nasıl olup yenildiğini gündeme taşıdık.
Ve Çin'de düzenlenen yarışmaya katılan projede asıl başarılı olan ve kodlama sistemini yarattığı proje ile Ardahan'ın ve tüm Türkiye'nin Çin'de temsil edilmesine sebep olan, ancak projesi alınıp, başkalarına mal edilen bir çocuğun, bir öğrencinin Feto davasından yargılanan babası dolayısıyla cezalandırmasını ve bu nedenle Çin'e gitmesi için kendisine pasaport verilmemesini haberleştirip, gazetemizde manşete çekerken bu manşetin ulusal tv ve haber programlarında en çok izlenen FOX tv gibi bir tv kanalıyla tüm dünyaya duyurulmasını sağladık.
Yani geçirmiş olduğum ciddi bir trafik kazası yüzünden yatakta olsak da 'Kar yağdı, arabalar battaniyeye sarıldı, kazlar gibi tavuklar da dondu' haberleri ile Ardahan'ın olduğu gibi ülkenin gerçek gündemini saklayanlara rağmen gazetecilik görevimizi yerine getirmenin gururunu yaşadık.








