• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • Ardahan
  • Gündem
  • Çıldır
  • Damal
  • Göle
  • Hanak
  • Posof
  • Spor
  • Video
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. FAKİR YILMAZ
  3. SEN VİLAYET OLMAK İSTEMİYORSAN, BEN NE YAPAYIM..
Yayınlanma: 07 Ağustos 2025 - 15:22

SEN VİLAYET OLMAK İSTEMİYORSAN, BEN NE YAPAYIM..

07 Ağustos 2025 - 15:22
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
FAKİR YILMAZ
FAKİR YILMAZ
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR
SEN VİLAYET OLMAK İSTEMİYORSAN, BEN NE YAPAYIM..

Uydu üzerinden yayın yapan ulusal tv, Tempo TV’de canlı olarak sunduğumuz, “Gazetecilerle Gündem’ adlı bir yayını daha bitirip, sona ermek üzere bir günün yorgunluğu ve az sonra başlayacak olan yeni bir güne yetişme telaşıyla artık takat tutmayan, geri kalmayan denilen ayaklarımı yere sürercesine evime doğru düşünerek, günün yorgunluğu ve sol ayakkabının yıpranıp, düşen tavan lastiğinin  topallığı ile aheste aheste yürüyorum..

Ve yaşanan sıcaklardan günlerdir ormanlarıyla birlikte yanan doğayı soğutmak için ağlarcasına yağan yağmur damlalarının halime acırcasına beynimdeki düşüncelerin, düşündüklerimin yaktığı kalbimi, gönlümü yani yanmış ama sönmüş dendiği bir an ‘teslim olmak yok’ diren dirençle yeniden alevlenen beni de soğutmaya çalıştığını anlıyordum..

Ve ‘kentsel’ denen ama aslında ve gerçekte bir hayli karlı ‘rantsal dönüşüm’ durum dolaysıyla sağında, solunda ki ev ve binaların adeta bombalanmış, yakılmış, yıkılmış, Suriye, Gazze, Ukrayna görüntüsü arasında benden beter sıkışıp, ayakta kalmaya direnen evime yaklaşıp, yağan yağmur damlalarını bir başka güzelleştiren ışıklarla donatılmış olan sokağın da yerimde kala, kalıp, duruyorum.

Ve her an yıkılacak gibi duran balkonlarına çıkıp, yağmurdan çok, beni, ‘gece yarısı sokakta duran bu yorgun adam’ı merakla izleyen gözler eşliğinde ormanlarıyla, Şap’a tutulan hayvanları ile yanmakta olan doğayı ıslatıp, soğutan yağmurun her gün biraz daha yorulan ve artık sanal tik, tok kadar bile sesini duymadığım kalbimi, 56’sına koşarken, ‘poşet ister misiniz?’ diyen kasiyerin ‘hayır’ cevabı ardından elindeki poşeti büzüp, içi boş şeklinde kenara attığı gibi halde olan buruşmuş yüreğime de damlasın diye bir anda ‘duran adam’ değil, ‘yerinde durmuş adam..’ oluveriyorum..

Ve öyle yapıyor, sudan çıkmış balık misali üzerime yağan yağmurun her damlasının ıslattığı başımdan, kaşlarım arasında süzülüp, yanağımdan akıp, kuruyan dudaklarımı ve her şeyi ile yorgun ama direnen, teslim olmak istemeyen vücudumu su içinde bırakmasına izin verdikten sonra sabahın tanlanmasına kadar doğa gibi özlediğim yağmurun sesi ile gece karanlığını olmazsa da etrafı mı, çevremi, vilayet denen kentini, ülkemi aydınlatma adına, yazıyor, yazıyor ve yazıyorum..

Ve bir an dönüp, ‘İlişkilerin kırılma noktası olan şey size göre nedir? diye sizi kendi yerime koyup, kendime soruyorum..

Ve, ‘Yokuş aşağı, arabanızın freni patlamış ve çok sevdiğiniz aracınızın hızla çarpacağı duvara doğru ilerlerken, el freni ile ya da vites küçülterek arabayı durdurmaya çalıştığınız fakat bunların bir işe yaramadığını anladığınız nokta ile benzetilebilir mi?’ diye sorularıma devam ediyorum..

Ve yoksa benim gibi ‘Bunca zaman ne yaptıysam, ne ettiysem olmadı’ diyerek yerin de kalıp, kala kaldığın yerde yere oturur, arabanın önünü ne çıkana çarpmasını bekler, güzel yaşanmışlıkları hatırlar, hüzünlü bir şekilde gittikçe hem hurdaya dönmüş aracınıza hem de onca çarpılmalara karşın ayakta dik durmaya devam eden duvara baka kala kalırsınız..

Çünkü hayat denen süre içinde kullandığınız araç, çarptığı duvarın dibinde darmadağın olup, hurdaya dönmüştür.. Hızınızı gösteren saat’te, ‘Ve Zamanda durur!!! Adıyaman’ın simgesi artık deprem saatini gösteriyor.. Deprem olduğu anda duran saat kulesi….’ mesajı ile paylaşıldığı gibi sizin de o heyecan veren, tatlı anların yaşandığı anlar, anılarınız artık bitip, durmuştur..

Ve, ‘bu kez daha iyi olacak..’ diyerek başlattığınız her ilişkiniz iyi olmayan bir sonla bitmiştir. Ve zaten hayatın son saatleri de bitmiş, gelmiş, o kara toprakla sonlanan son’a yani diğer adıyla THE END satırlarını, onca filmin oynatıldığı sinemanın değil, kapanmak üzere olan hayat perdesine yazmaya başlamıştır.. Yada kendinizin kurguladığı filimin bittiğini anlamak istemeseniz de olan olmuştur.. Belki de bardağı taşıracak son damlanın beklendiği zaman gelmiştir..

Ve mutlu olmak ve kendini özel hissetmenin amaç olduğu ilişkilerin artık sonu gelmez kavgaların, birbirini sürekli yermenin, olur olmaz şeyler ile karşındakini üzmenin sahnesi olup çıkmıştır. Çünkü tekrar, tekrar oturup, konuşup, yazmakla sorunları halletmeye çalışmakta bu saatten sonra pek işe yaramadığını da geçte olsa anlamışsınızdır.. Yarasa bile sadece bir hayal ürünü olarak öyleymiş gibi gözükür. Şimdiki gençler gibi az bir zaman sonra tekrar aynı noktaya gelinir.

Bu yüzden, her ne kadar ‘Haydi bir daha yeniden.. Yeni bir beyaz  sayfa daha açalım mı?’ demeden son noktaya gelindiğinin hissedildiği an yaşanmış, yazılmış sayfalara virgül konulamayacağı gibi her iki tarafın iyiliği için ‘Bu kez belki’ denenerek hayal edilen umut tutmaz.

Ve bir zamanlar çok tatlı denen ilişkiye, yaşanmışlıklarla, bir hayli yorulmuş sayfayı acıtmadan, delmeden sakince yaşanmış sayfaların sonu olan sayfaya nazikçe son noktayı koymalı ve bir zamanlar ‘aşılamaz’ denen kaleleri aşıp, kalpler de buluşulan o yollar artık ayırılmalıdır. Çünkü en azından o süre zarfı içinde yaşanan mutluluklar güzel anılar olarak kalırken, yeni mutsuzluklar da yaşanmamış olur.!

Bunun adına da, o beklenmedik bir anda başlayan, öyle yada böyle başlatılan ilişkilerin bir geleceğinin olmadığının anlaşıldığı an söylenen ‘Senden ne köy, nede kasaba olur..’ şeklinde ki o ünlü sözdür..

Yani, ‘Kızım sana diyorum, Gelinim sen duy’ dediğimi sansanız da aslında direk olarak, ‘Bu saatten sonra senden de, benden de ne köy, ne kasaba hatta kasaba ile kent arasında sıkışan Ardahan gibi vilayet bile olmaz..’ deyip, bu sıkışmışlıktan çıkmak için en kısa yolun arandığını benden beter yaşamışlıklarınızı düşünüp, benim gibi ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ yada ‘Cumartesi yazıları’ adlı başlıklarını koyup, yazıya döküp, Umay Umay’ın ‘Oruspu Kırmızı’ kitabı gibi bir kitap yazamazsanız da yani mahalle baskısı denen baskı dolaysıyla çaktırmasanız da bu yazım beni olduğu gibi sizi de anlatmaya çalıştığını anlamışsınızdır..

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Faruk değil, Fakir 25 yıldır 5 kez milletvekili, 4 kez bakanlık yapıyor.. - 16 Haziran 2026
  • DÜNYA KUPALI SİYASET!.. - 16 Haziran 2026
  • BENİ TEYİT EDEN BAŞ ve DEMİRTAŞ.. - 14 Haziran 2026
  • 23 Milyonu olanı, Kayabaşını alanlar.. - 13 Haziran 2026
  • GÜLÜM, NEREDE ŞU BİZİM DEVRİMCİ KIZLARIMIZ, KEMALBAYIMIZ.. - 12 Haziran 2026
  • Borsa düşürmeyen soruşturma.. - 09 Haziran 2026
  • KÜRDÜN ve KADININ AHINI ALMAK.. - 06 Haziran 2026
  • Hoç/Fed Başkanlığını Derviş Deli yapamaz mı? - 05 Haziran 2026
  • Didem'in olmadığı CHP'de Özel kalır mı? - 03 Haziran 2026
  • KILIÇDAROĞLU'NA DEĞİL, OKUR VE DESTEKÇİLERİMİZE AÇIK TEŞEKKÜRLER.. - 02 Haziran 2026
  • Onlar için 27 Mayıs, benim için 27 Mayıs.. - 31 Mayıs 2026
  • Sıra Kılıçdaroğlu'nda.. - 25 Mayıs 2026
  • ÖZGÜR ÖZEL BU OYUNU BOZABİLİR! - 22 Mayıs 2026
  • Fetocu komedyen Atalay Demirci yakalandı… - 14 Mayıs 2026
  • Türkücünün bankamatikçi trolleri, Saffet'in kalaycı emekli avukatları.. - 12 Mayıs 2026
  • Türkücünün bankamatikçi trolleri, Saffet'in kalaycı emekli avukatları.. - 12 Mayıs 2026
  • GARSON VE ASKER! - 11 Mayıs 2026
  • Sen şowa devam et 'emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet.. - 09 Mayıs 2026
  • Sen şova devam et 'emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet.. - 09 Mayıs 2026
  • SERHAT ARDAHANSPOR'A KAYYUM, KONKORDATO! - 08 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 69
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
FAKİR YILMAZ
FAKİR YILMAZ
Faruk değil, Fakir 25 yıldır 5 kez milletvekili, 4 kez bakanlık yapıyor..
Bünyamin Akbaba
Bünyamin Akbaba
HIRKA VE LOKMA
Ardahan'dan Tarihi Zafer, Kars'ta İstifa Depremi
Mehmet Avşar
Ardahan'dan Tarihi Zafer, Kars'ta İstifa Depremi
Şeytan Kalesi Tarihçesi
Ardahan Efsaneleri
Şeytan Kalesi Tarihçesi
Çok Okunan Haberler
Mağlubiyetin Adı Hakemse, Aynaya Kim Bakacak?
Mağlubiyetin Adı Hakemse, Aynaya Kim Bakacak?
RS Servis Kuşadası’nda Güç Gösterisi Yaptı 17. Bayi Toplantısında Birlik, Büyüme ve Gelecek Vizyonu Öne Çıktı
RS Servis Kuşadası’nda Güç Gösterisi Yaptı 17. Bayi Toplantısında...
Ardahan'dan Tüm Türkiye'ye Davet: Bisiklet Festivali İçin Tarih Verildi
Ardahan'dan Tüm Türkiye'ye Davet: Bisiklet Festivali İçin Tarih Verildi
Sınır Ticaretinde Yeni Dönem Başlarken Ardahan'ın Sessizliği Dikkat Çekiyor
Sınır Ticaretinde Yeni Dönem Başlarken Ardahan'ın Sessizliği Dikkat...
Kaan Koç ve Hakan Aydın Bayramda Büyükleri Unutmadı
Kaan Koç ve Hakan Aydın Bayramda Büyükleri Unutmadı
İskender Alihanoğlu’ndan Ardahan Esnafına Teşekkür
İskender Alihanoğlu’ndan Ardahan Esnafına Teşekkür
Kafkas Üniversitesi Akademisyenlerinden Uluslararası Başarı
Kafkas Üniversitesi Akademisyenlerinden Uluslararası Başarı
Ana Sayfa
Ardahan
Gündem
Çıldır
Damal
Göle
Hanak
Posof
Spor
Video
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Ardahan
  • Çıldır
  • Damal
  • Göle
  • Gündem
  • Hanak
  • Posof
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

www.anadoluhaber.gen.tr Ardahan Son Dakika Haberleri.

Yazılım: Tumeva Bilişim