1992 yılında yeniden vilayet olup, 75 nolu plakayı, Göle, Posof, Damal, Hanak ve Çıldır adlı 5 ilçesi olan ve devam eden göç ile Suğara ve Büyük Nalala isimli beldeleri kapatılıp, kent merkezlerine kilo metrelerce uzaklıkta olmalarına karşın mahalle yapılan, Goreveng isimli beldesi 'kapandı, kapanacak' stresi ile adeta bıçak sırtında olup, belde konumunu elinde tutmaya çalışan, çoğu 5-10 hane kalan 226 köyü olan şeheri tanıyor, biliyormusunuz?.
Evet, metropolllerde KAI denen tabela derneklerinin gölgesinde, merkezde
kasaba ile kent kültürü arasında sıkıştığı ileri sürülen şeheri bilip, gördünüz mü heç?!.

Ve o günden bugüne yapılan bir kaç beton bina ile şehirleştiğini belirten ama imkan olsa bir helikopter ile Ardahan’ı üstten seyir edebilseler bu şehrin dişleri dökülmüş, 70’lik bir insana benzediğini görseler..
Çünkü hiç bir şehir programı olmayan ve gelişi güzel yapılan binalar ile şehir mi, yoksa İsrail’in bombaladığı Gazze mi olduğu anlaşılmayan bu kentin şehir olmaktansa elesine binaların yapıldığı ve gün geçtikçe yaşanmaz, karmakarışık bir şeher olduğunu anlarlar mı?
Bilmem ama bu şehrin doğru dürüst bir kent projesinin olmadığını ve bu kentte izin verilen binaların hiç birisinde mimari özellik olmadığı görülecektir.
Kısacası iki ülkeye sınır olmasına karşın havaalanı olmayan, yıllık 700 bine yakın hayvanın yetiştirildiği ama bir et enterge tesisi bulunmayan adı Ardahan olan bu kente şehir demek için gelişi güzel bina yapmanın yeterli olmadığını ve hala şeher olduğunu görmek gerekir..









