Ekonomik krizin ve doların yükselişiyle gerilen ülkede, belki biraz gevşerim diyerek davet aldığım Tayyip Erdoğan'ı geren Kılıçdaroğlu'nun da katılacağı toplantı için paralı otoyollardan geçip geldiğim ülkenin turizm merkezlerinden Marmaristeyim.
Gelmişken bir de denize girebilir miyim düşüncesiyle Sivas'tan Yozgat'a gittiğim yolun üzerinde bulunan tepeye benzeyen dağı tırmanırken kar, tipi, dolu olmasa da ondan beter bir yağmura tutuldum."Ula baba yetim hırsızlığa çıkınca ay erkenden doğdu" misali deniz hayalimiz yağmur suyuna düşmüş oldu.
Ve gelip seyir tepesinden kartal bakışıyla süzdüğüm Marmaris'e kalacağım otele yerleşiyordum. Kendimi Rusya'nın bir kentinde zannederek.Zira etrafımda benimle birlikte toplantıya katılacak olan meslektaşlarımı beklerken hepsi birbirinden güzel Rus kadınlar eş ve arkadaşlarıyla birlikte bizden önce doldurmuşlardı;otelleri, apartları yetmedi yolları, yağmurdan soğuyan deniz sularını.








