Memleketim Ardahan'da oluğu gibi bir çok yerde Cumhurbaşkanlığının yanında genel başkan olarak başında olduğu partisine İl ve İlçe başkanı bulmakta zorlandığı alenen görünen ve yeni yılın ilk konuşmalarından birinde 'Ya silahları bırakacaksınız ya da o silahlarla birlikte gömüleceksiniz, Üçüncü yol yok' diyen Erdoğan'ı dinlerken ülke gündemi ile ilgili yazmaktan vazgeçiyorum.
Çünkü, Erdoğan enflasyon oranının yani fiyat artış hızının zaman içinde azalması demek olan dezenflasyon döneminde olduğumuzu ve enflasyonun düştüğünü belirtip, biraz daha yani bir yıl daha sabır isterken emekli bir vatandaş olan ben de bir hayli gerilip, ülkenin doğusunu, batısını, kuzeyini ve de güneyini bırakıp, dünyanın bir başka güneydoğularına bakmanın daha hayırlı iş olduğunu düşünüyorum.
Yani mayınlı olduğu alenen görünen yeni süreç başta olmak üzere ülkenin iç sorun ve konularıyla muhatap olmak hem 'her an başına bir iş gelir' düşüncesini yaratıyor hem de bir hayli yorup, geriyor.
Evet, sevenlerince dünya liderliğinden sonra Suriye fatihi diye gösterilen Erdoğan'ın geride kalan 2024'ü ve yeni başlayan 2025'i es geçip, bu kez 2026 yılını umut yılı olarak göstermesi bu ay içinde yani 19 Ocak 2007'de şu an dışarıda olan ve bugün teşbih tutan şahsın elindeki silah ile arkasından yanaşıp, kahpece öldürülüp, yere düşürdüğü Hrant gibi eskiyen ayakkabısının topuk lastiğinin de düşüğünü yürürken anlayan benim gibi emeklinin ülkenin iç ve güney sorunlarıyla ilgilenmesi çokta işe yaramıyor.
Ve ülke olarak dünyayı sadece Ortadoğu'dan ibaret gördüğümüz havuz medyamızı takip eden ve pembe gözlüklerle gündem oluşturan insanlarımızın dünyanın sadece güney sınırımızda yaşanan gelişme ve çatışmalarla değerlendirdiğini de anlıyorum.
Çünkü başta ülkede, bölgede, yerelde onca habere konu olan sorunları görmezden gelip, 'haber olsun, havuz dolsun' diyerek kendilerine, ''İş yapıyoruz'' görüntüsü verenler, yüksek kesimlere çıkıp, ''Kar yağdı, yollar kapandı'' diye haber yapanlara karşın şu an uzak olduğum memleketim Ardahan'da ve bölgede beklenen kar yağışının olmaması ve gelecek yılın kurak geçeceğinin şimdiden tartışılması, dünyamızın diğer ucunda aşırı sıcakların getirdiği yangınlar da devam ediyor..
Bir çok insanın yanı sıra bölgemizin dondurucu soğuklarında bir parça yiyecek bulmakta zorlanan yabani hayvanların eşlerinin yanarak telef olduğu aşırı sıcakların yaşandığı Avustralyada aylardır süren yangınlar dünyadaki 7 kıtadan birini yok etmeye başlamış gibi..
Çünkü biz Libya çölüne asker gönderme hesapları sonrası Fırat nehrinin batı yakasına geçme hesapları yaparken dünyanın diğer ucu olan kıta ülkesi Avustralya'da yaşanan aşırı sıcaklarla devam eden yangınlar ülkede hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Avustralya'da devam eden yangınlar rüzgar nedeniyle bir türlü kontrol altına alınamazken doğal yaşamda bu durumdan olumsuz etkileniyor. Ajanslar tarafından servis edilen görüntülerde, Nasa'nın yayınladığı fotoğraf dünyanın bir taraftan petrol ve yer altı kaynakları için kanla boğulurken diğer yandan da insanlığı güneşin yakıcılığından koruyan Ozon tabakasını delecek yanlış ve doğa düşmanı davranışlar sonucu yandığını da görmemekteyiz..
**YANGINLARIN NEDENİ NE?
Biz de başta Kaz dağlarında olmak üzere ülkede ve bölgede onca kesilen ağaçların feryadı ile bağırırken dünyanın diğer ucunda çıkan bir orman yangınının nedeni aşırı sıcaklıklar!
Yani yine biz balık hafızalı insanların unuttuğu ozon tabakasının delinmesi ardından yaşanan aşırı sıcaklıklar nedeniyle 4 aya yakın süredir devam eden yangın nedeniyle 30 kişi hayatını kaybederken onlarca kanguru ve Gazel için yere döktüğümüz kolalar değil, otobur ve keseli memeli hayvan olan koalalar da da telef olmuş.
Yetkililer, Yeni Güney Galler bölgesinde Koalaların 3 te birinin tamamen yok olduğunu açıklarken, ülkenin güneydoğu bölgelerinde aylardır devam eden ve tüm çabalara rağmen söndürülemeyen yangınlarda, insan hayatının yanında vahşi yaşam da tehlikeye düşmüş durumda.
Yetkililer, Yeni Güney Galler bölgesinde bu güne kadar en az 30 kişinin öldüğü, 3,6 milyon hektar alanın ve 1.365 evin yok olduğunu belirtti. Victoria bölgesinde ise 2 kişinin öldüğü, 6 kişinin kaybolduğu, 784 bin hektar alanın yandığı ve 330 binanın yok olduğu açıklandı. Güney Avustralya'da 3 kişinin öldüğü, 100 bin hektar alanın yandığı ve 88 evin yok olduğu bilgisi paylaşılırken, bizim ülkemiz gibi Avusturalya'nın güneyinin bir hayli sıcak ve yakıcı olduğu bu yangının gün geçtikçe iç siyaset üzerinde etkisini göstermeye başladığı da ülkemizdeki onca sorunlar misali görülmeyen, görülmek istenmeyen her gün biraz daha açılan deliklerin Ozon tabakası gibi yamanmadığı da diğer bir durum..








