"Özel hayat anlatılır mı?" yazılarımızın sürecinde yaşadıklarımı ele almak gerekirse gerçekten de bunaltıcı bir durumu yaşadığımı, bir o kadar sıkıldığı mı hissetmeye başladım ..
İlk bir iki gün de ele aldığım yazılar ardından yaşadığım rahatlığın, hiçte rahatlık olmadığını ve kendimi kandırmaktan öte bir şey yapmadığımı yeniden yaşamaya başladım...
Anlattıklarınızın her sürecinde yaşadıklarınızın soğuk bir duvardan daha beter ve bir o kadar da korkunçlaştığını hissediyorsunuz...
Nedeni ise anlaşılamamak, dinlenilememek ve de duygulanamamak olduğunu görmenizdir...
"Yaşadıklarımı, çektiklerimi, içinde bulunduğum durumu anlatmak için başvurmadığım yer kalmadı" düşünceleri arasında dağlara, düz ve bomboş bir çölü andırıp da kimsenin olmadığı bir yerde avazınızın çıktığı kadar, "bağırmak mı gerekir? diye düşünmeye başladım..
Onu da yapacağım yarından sonra gidip ellerimi açarak, dışarı çıkmak için gırtlağıma kadar geleni, çekip atmak için...
Bir insanı bu kadar bunaltan ve sıkanın ne olduğunu merak etmeye başlayan okurlarımdan ikisinin bana attıkları farklı maillerini bu araya sıkıştırıp, arkasından çekip gideceğim dağlara, çöllere nefes almamı engelleyen, boğazımı tıkayan onu çekip, dışarı atmak ve avazımın çıktığı kadar bağırmak için.
'Özel hayat anlatılır mı' yazıma gelen iki yorum...
"Özel hayat eğer birileri tarafında ders alınacaksa anlatılır...
Özel hayat acı ve ıstırapla dolu ise acındırmak için değil, geçmişini unutmamak ve geleceğine yön vermek için anlatılır...
Özel hayat, eğer zafer ve savaş ile geçmiş,
Özel hayat eğer onurlu bir yaşam çizgisi sergilemiş ise anlatılır.
Fakir Yılmaz'ı Fakir Yılmaz yapan o özel hayatının canlı tanıklarında biri olarak, hırs azim ve kararlılıkla dolu özel hayatını anlatmaya devam et.
Bende izlemeye ve bazı karelerinden ders almaya devam edeceğim..
Bende senin gibi düşünüyorum değerli dostum!..
"Şiirlerim Hayatımdır" şiir kitabımda hayatımın her alanını herkesle paylaştım...
Paylaşmaya da devam edeceğim...
Topluma mal olan insanların özel hayatı gizli olmaz...
[email protected]
...fakir seni anlıyorum arkadaşım... Eğer bu bahsettiğin hikaye, ( hani şu daha 14'ünde 15'inde olan dünyaya yeni gözlerini açmış ergenlik çağına yeni girmiş toy kızlarla yaşanılan aşklardan değilse ve 25 ini geçmiş 30 una merdiven dayamış hatta 30 u geçmiş bazı erkekler böyle toy -çocuk sayılabilecek- kızlarla aşk yaşarlar daha sonra kız büyür, aklı başına gelince hata yaptığını fark eder ve birden erkeğin hayatından, kendi duru güzel dünyasına uçuverir.
Kıssadan hisseye gelince "Tilkinin biri çok güzel bir Aslan yavrusu bulmuş, beslemiş beslemiş de yavru büyüyüp Tilki olmadığını, Aslan olduğunu anlayınca, gizilce tilkinin yuvasını terk etmiş .. Bunu fark eden Tilki kahrolmuş. Yavrusunu (!) aramaya koyulan Tilki, aramış aramış ve aslanı gerçek annesinin koynunda görünce kriz geçirmiş, ne yaptığını bilmeden dengesini kaybedip yavru Aslanın gerçek annesine saldırmaya kalkmış..."
Tilkiye ne olduğunu tahmin etmek o kadar da zor olmasa gerek) gibiyse yani Fakir eğer senin hikayen parantez içindekine benziyorsa, o zaman sana kimse yardım edemez!.. 'Şayet mantıklı ve yaş olarak reşit olmuş, temyiz yeteneğine sahip, olgunluğa ermiş bir bayansa bu o zaman belki sana yardım etmek isteyen biri çıkabilir... Ancak şunu söyleyeyim özel hayatını internette paylaşma fikri riskli. Çünkü "benim özel hayatım kime ne?" diye düşündüğün hayatın içinde bir başka isim de, isimlerde var ..
Dolayısıyla ondan izin almadan aynı zamanda onun hayatının da bir parçası olan bu parçayı yayınlamak pek doğru olmaz diye düşünüyorum...
İçini dökmek herkesin hakkı ama bunun için sağlam dostlar bulmalısın ..
İnternet bu iş için pek güvenli bir yer değil bence...
Ayrıca basın kanununa tabii bu yayın ortamında başın yasalarla da belaya girebilir... Kendine iyi bak ve üzülme .. Çünkü tüm insanlar değerlidir...
[email protected]"
Tuncer Dağ abimin "Şiirlerim Hayatımdır" şiir kitabını tozlanmış raflarda ararken, Dr. Gökalp'ın 85 sayfayı bulan mailleri öncesi yazdığı düşüncelere kilitleniyorum ..
Tuncer abimin dediği gibi anlatmaya devam mı edeydim?
Yoksa; Sosyoloji Doktoru Gökalp'ın, "Tilki hikayesi ile bağdaşan bir yönü mü vardı anlattıklarımın" özel hayatımı anlatmayı durdurayım mı?
Bilemiyorum, yardımcı olması gerekenlerin de beni bu kadar zorda bırakmasını gerçekten de beklemiyordum...
"Göğüs kafesimi sıkan, sıktıkça sinir ve de gerginleştiren bu gizlilik, bu anlaşılmamak neden, niye bu kadar baskı?" diye düşündüğüm bir anda çokta arayıp bir şeyler sormak istediğim ve "benim yaşadıklarımı en iyi o anlar" diye düşündüğüm X'e rastladım, hemen çağırıp en yakın internet cafeye götürüp, sitemin adresini verip yazımı okumasını, sonra da bana gelmesini rica ettim... X'in nefes nefese yanıma gelişini ve de yıkılarak koltuğa oturmasını görmenizi isterdim...
"Sende mi?" diye soran X'in yaşadıklarını ve yaşadıklarının sürecinde yaşadıklarını bir nefeste kendisine sordum; "Kolay mı o kadar?" diye yeniden ağrımaya başlayan kalbimin sızıları arasında ..
"-Hayır!
Senin içinde bulunduğun durumu en iyi ben yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum ve ben de içinden çıkamıyorum." diyen X'in yakında buradalar da gitmeye hazırlandığını öğrendim...
"Neden, kaçmak mı bu?" diye sordum, yeniden yüz hatlarından gözlerimi ayırmadan ..
Bak dedi, "Seni hiç ama hiç kimseler anlayamaz, sende onları anlama, duyma, çünkü ben o hatayı yaptım ve bugün acısını çekiyorum" diye sözlerine devam eden X'in evli bir bayanla yaşadığı süreci ve de sıkıntıları ara vermeden anlatması ve bundan sonra yapacaklarını eklemesini önüme gelen çaydan bir yudum almadan dinledim...
O da evliydi ve benim gibi 34 yaşındaydı...
Düşündüm, yeniden kendime, beynime sinyaller gönderdim, "değerlendirsin" diye X'in anlattıklarını ..
YOK!
Maalesef, yine tatmin olup, rahatlayamamıştım X'i yolcu etmek için ayağa zar zor kalktığım sırada...
Çünkü, ben öyle bir şey yaşamamıştım ki...
"O bir insan mıydı, melek mi, şeytan mı yoksa 34'üne dayanmış birisinin Azrail'i miydi?.." sorusuna cevap arayacağımı düşündüğüm ana geldiğim sırada üç yıl önce Ardahan PTT'sinin önünde görüp, "Bakar mısınız?" dediğimin kapıdan içeri girmesiyle yeniden dalgalar arasında kalıp, boğulmamak için kendimi dışarı atıp, dünyanın üzerindeki canlıların yaşamına neden olan tüm oksijeni içime çekmek istedim, çektim de...
Özel Hayat Anlatılır mı?' sorusuna cevap aramak ve anlatmak ve de kusmamak için!..








