Cumhurbaşkanlığı yardımcılığını alan soydaşım Cevdet Yılmaz ayağının tozu ile geldiği İstanbul’da başta belediye başkanları olmak üzere, kanaat önderleri ile yaptığı sohbette, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok istediği İstanbul olmak üzere ülke genelindeki belediyeleri nasıl kazanacaklarını sorarken aslında kendi partisinin belediyelerinden de çok memnun olmadığını anlıyordum.
Çünkü aslında hala iktidar oldukları 39 ilçeli İstanbul’da 9 ay sonra yapılacak olan belediye seçimlerinde İstanbul’un başına yani İBB’ye aday gösterecekleri bir belediye başkanlarının olmadığını ve yeni bir isim ile İstanbul’u alma hesapları yaparlarken mevcut belediye başkanlarının hiçbirinin buraya aday gösterilecek işler yapmadığını öne çıkmadıklarını üstü kapalı olarak anlatıyordu .
Sancaktepe gibi bir ilçenin kadın belediye başkanın da içinde olduğu onca Ak Partili belediyenin muhalefet elinde olan İBB’yi teslim alacak bir enerji gösteremediklerinden yakındığını hissettiğim Cumhurbaşkanı yardımcısı Dr. Cevdet Yılmaz'ın, Ardahanlı kanaat önderlerinden olan ve konuk olduğu TEMPO TV'de bizi de bu toplantıya davet eden Aykut Karagöz'ün de bulunduğu toplantıda yeni isimler, yeni insanlar bulun demesi bunu adeta teyit ediyordu.

Ardahanlı 3 Belediye Başkanı gibi kendi hemşerilerinden ve toplumdan kopuk Ardahanlı ilçe başkanının ilçe başkanı olduğu Sancaktepe ve diğer AK Partili belediyelerin bünyesinde bulunan ilçelerde İBB’yi alacak ne plan ne proje yaratamayan ve birçok milletvekili gibi Erdoğan ismiyle seçilen İstanbul’un AK Partili belediye başkanlarının çoğunun yerine yeni isimler arandığını da anlıyordum.
Hemen her gün yarısından çoğunu dolaşıp gördüğüm İstanbul ilçeleri gibi AK Partili diğer başkanlarının kim olduğu çokta bilinmeyen, gündeme gelmeyen Konya, depremle yer bir olan 11 kentin arasında ki Kahramanmaraş, Malatya, Trabzon, Sarıgül ile CHP'Wnin milletvekili kazandığı Erzincan, Fatsalı Terzi Fikri'nin tarih yazdığı Ordu gibi kentlerin büyük şehirlerinde de durum İstanbul ilçelerinden farklı değil.
Evet, bana sorulsa İstanbul bende Erdoğan’ın istediğini hissedip yeni isimler arayan Cumhurbaşkanı Dr. Cevdet Yılmaz’ın benim gibi İstanbul’u karış karış bilen ve Sultanbeyli, Başakşehir, Bahçelievler dışında etkileri görülmeyen hatta isimleri bilinmeyenlerle değil, tabandan olduğu gibi tavana yakın kimlik ve kişiliklere ihtiyaç duyulduğunu anlatmaya çalıştığını söylerim.
Dünya kenti İstanbul’u temsil etmenin Erdoğan’ın adı ile alınan oyların yanı sıra taban ve tavanla kurduğu diyalog dolayısıyla 'bu seçilir, İstanbul’a işte o isim yakışır' dedirtecek otuz dokuz isime ihtiyaç duyulduğu gibi aynı ihtiyacın Sakarya, Adapazarı'nda Samsun’da İstanbul'u unutup, CHP Genel Başkanlığına gıdıklanan İmamoğlu'na taş attıran Erzurum’da da acil durum olduğu bir gerçektir.
'Bana sorun hatta bana verin İstanbul’u alıp geleyim' diyebileceğim bir ortamın uygunluğuna baktığımızda 'Bana fırsat verilirse başta CHP’nin olmak üzere diğer partilerin elinde olanları da katar getiririm..' derim. Çünkü İstanbul’un yeni bir Dalan'a, Erdoğan’a, Çapan’a, Naif Alibeyoğlun’a hatta cumhurbaşkanlığına adını önerdiğim ama muhalefetin algılayamadığı Tarkan’a hatta Sarıgül’e ve bana ihtiyacı var.







