İthalatta, İhracatta sıfır çeken, üzerinde bir tren durağı olmayan, antreposu kurulmayan, ‘Spontane gelişme’ denerek Ardahan’a gelişi geçiştirilen Ulaştırma Bakanının Ulgar tüneli dahil bir çok sorunu ağzına almadan gelip, es geçtiği ve bir çok Ardahanlı gibi ‘Ardahan sınırlarında da geçtiği söylenen bu demiryolu nerde geçiyor?’ diyerek ziyaret etmeye bile gerek görmediği, gümrük müdür olmayan biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olan Gürcistan ve Ermenistan’a, Kafkasya’nın 2 ülkesine sınır kentinin, Bölgesel Futbol Takımı, BAL Ligi temsilcisi Serhat Ardahanspor’un son 3. lig hayalini son dakikalarda yediği 2 gol ile gerçekleştiremediği Ardahan’ın ‘stk’ları n yapıyor?’ diye bir kez daha soracak olursak elde var sıfır’ diyeceğinizi bildiğimden bu konuda bir hayli yorulan bende cevap vermeyeceğim.. Ha bu arada ‘PARAMIZ YOK , ÇOK BOCUMUZ VAR’ DEYİP, BORÇ AFİŞİ ASTIĞI BELEDİYE’YE BAĞIŞLA ARABA DİLENEN CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANI KENDİSİNE 4 MİLYONLUK LÜKS BİR ARAÇ ALDI!’ başlıklı Posof’un bankacı ve betoncu belediye başkanıyla ilgili haberimize trollerinin ve lağımcının ilçe başkanlığı yaptığı Damallı trollerin yazdığı ‘saçma, sapan ve de salakça’ yorumlarına da cevap vermeye gerek görmüyorum. Çünkü türkücü başkanın trollerini kıskandıran trolleri ve seyranlarda cırtık ataktan öteye geçmeyen onca derneği olmasına karşın bir federasyonu kurulumaysan Posof’a saygısızlık olur.. Ve; ‘Kadın başkanının gelinlerinin öncesinde Azeri gelinin bile işe alındığı Ardahan İl Özel İdarede TIR Garajlarının gelirini yiyen 70 işçi atılacak!.. *Banka promosyonu alan Genel Sekreter Meclis Üyelerini unuttu, Vali devreye girdi!.. *Meclis Başkanı ben CHP’li değilim ki!.’ başlıklarıyla yapacağım haberlerimi ve AK Partili Meclis Üyesinin katılamaya bile gerek göremediği Köylere Hizmet Götürme Birliği Seçiminden önce ve sonrasında yaşananları da buraya not düşerek, Ardahan’ın en büyük dağının eteğinde bulunan Hoçvan’a ve onun stk’ları ile bu stk’ların bir araya geldiği federasyonuna bir selam göndereceğim. Evet, 21 Köyün olduğu Hoçvan’ın 17-18 köyünün derneği ile kurulan ve kendi etrafından dönüp, dolaştığı, yıl boyu İstanbul Esenyurt’ta Gegge (amca) denenin büyük katkıları ile alınan federasyon merkezinde yılda bir de bir ağacı, wc’si, gölgeliği olmayan susuz yaylada görünen , Hoçvan Spor’a sahip çıkamayan, muhtarları bir araya getirip, Hoçvan Muhtarları derneğini kurdurmayan, 21 pare köye içme suyu olması gerekirken bir diğer yakası Çıldır gölünün su kaynağı da olan Kısır’dan çıkıp, Kura nehrine katılıp, Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan boşa akan suyu şebeke suyuna .çevirtemeyen, Nahiye, Belde hiç değil İlçe olsun derken denilenlerin sanalda kaldığı Hoçvan Dernekler Federasyonu yeni bir kongreye hazırlandığı saklansa da o yöne doğru gittiği bir gerçek.. Kurulduğundan bu yana gerek merkezinin olduğu İstanbul Esenyurt, gerek İstanbul, gerek ülke ve ülkenin en kuzeyi, sınır kenti Ardahan’da siyasette de hiç bir etkisi ve başarısı olmadığı alenen görünen ve bekleneni vermediğiyle eleştirilip, Hoçvan Meclisi, Hoçvan Birliği, Hoçvanlı sanatçılar adı altında bir kaç kişinin yüzünden bir çok bölünmenin meydana gelmesine neden olduğu yönetim anlayışı ile yönetildiği ileri sürülen Hoçvan Dernekler Federasyonu’nun başına kim ve kimlerin gelmesi gerektiğinin yoğun bir şekilde tartışıldığı bir süreçte fikir belirtmemiz birileri tarafından toplum mühendisliğine soyunmakla eleştirilmemize neden oluyor. Evet, Hoçvan Vakfı, Hoçvanlı İş insanları gibi kardeş kurumların yanında onca değerlerine olduğu gibi adına bir etkinlik, bir anma bile yapılmayan ve ‘Pığas’ dediğim meslektaşım, gazeteci Yusuf Şit gibi unutulup, yılda bir Hoçvan Yayla Şenliğini yapmaktan, futbol turnuvasını da Hoçvan’da değil, İstanbul’da halı sahalarda yaptıran bu federasyonun iyiye gitmesi için çabalayanların başında gelen bizlerin diğer bir görevi de toplum mühendisliğidir.. Çünkü gazetecilikte toplumun iyiliği için çalışmaktır ve mühendisliğini yapmaktır.. Bu nedenle; Aşkın Şit’in yanı sıra bir kaç isimin daha adının geçtiğini duyduğumuz Hoçvan Dernekler Federasyonu diğer bir çok dernek, federasyon gibi kışları kaz, yazları saz yanında da tatlısı gibi denen hesabı verilmeyen burs etkinlikleri ile değil, onlarında içinde olduğu daha etkin olmalıdır, bu yönde inşa edilmelidir.. Bugüne kadar Hoç/Fed’in başına gelmesi için önerilen isimlere; İstanbul’da ki Hoçvanlıları isim isim tanıyan, Kars, Ardahan, Iğdırlı iş adamları ile diyalogları çok iyi olan, sosyal, siyasal yönü ile bir çoğumuzu kıskandıran Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı Yönetim Kurul Üyesi Hoçvanlı Derviş Avşar’ın da isminin tartışılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Hoç/Fed birilerinin değil, Ardahan şehir merkezinde de bir şubesi açılacak denilen ama onunda ilçe kampanyası gibi hava kaldığını gören tüm Ardahanlıların, Hoçvanlıların federasyonu olmak zorundadır..
Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..
Sunulan metin, siyasi liderlikte aile desteğinin ve eşlerin görünürlüğünün başarı üzerindeki kritik etkisini tarihsel ve güncel örneklerle tartışmaktadır. Yazar, Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı sürecindeki performansını, eşi Didem Özel’in kamuoyu önündeki eksikliği üzerinden sorgulayarak stratejik bir analiz yapmaktadır. Tarihteki güçlü figürlerden ve modern siyasetçilerden örnekler verilerek, bir liderin arkasındaki manevi dayanışmanın siyasi bekası için belirleyici olduğu savunulmaktadır. Metin, CHP içerisindeki güncel karmaşayı ve ulusal siyaseti, liderlerin özel hayatlarındaki destek mekanizmalarıyla ilişkilendiren özgün bir bakış açısı sunmaktadır. Sonuç olarak, Özel’in siyasi geleceğinin eşiyle birlikte sergileyeceği ortak tutuma bağlı olabileceği imasında bulunulmaktadır.
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın kaleme aldığı bu metin, Ardahan’ın yerel yönetimindeki eksiklikleri ve bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının etkisizliğini sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, kentin ekonomik potansiyelinin değerlendirilemediğini vurgularken ulaşım projeleri, sınır kapıları ve belediye harcamaları üzerinden yerel siyasetçilere yönelik ciddi suçlamalarda bulunmaktadır. Özellikle Hoçvan Dernekler Federasyonu’nun beklenen başarıyı gösteremediği ve bölge halkına somut bir katkı sağlamadığı üzerinde durulmaktadır. Metnin odak noktasını, bu federasyonun yönetimsel sorunları ile yeni başkan adayları hakkındaki öneriler ve toplumsal beklentiler oluşturmaktadır. Yılmaz, gazetecilik görevini bir nevi toplum mühendisliği olarak tanımlayarak şehrin kalkınması için daha aktif bir sivil toplum yapısı inşa edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Ardahan ve çevresindeki siyasi, sosyal ve idari tıkanıklıkları gözler önüne seren eleştirel bir değerlendirme sunmaktadır.