Mevcut iktidarın, "Seni başkan yaptırmayacağız" denildiği bir süreçte yenilettiği seçimler esnasında Ankara garında patlatılan alçakça bombaların benzerlerinin Ortadoğu'yu yakıp yıktığı şu günlerde kadın ve çocuk cinayetlerinin yeniden birinci gündemi olduğu ülkede yeni bir yasa paketi hazırlandığını öğreniyoruz.
Siyasilerin, aydınların, gazetecilerin tıka basa doldurduğu cezaevlerini bir genel af ile boşaltmaktansa Arnavutluk'ta cami, ülkede cezaevi müzesi yaptıran anlayışın çıkaracağı yeni yasa torbasına yeni yasaklar, ağırlaştırılmış hapis cezaları koymayı da ihmal etmeyecek gibi..
Bunların yaşandığı ülkemizde ve dünyada kendileri gibi düşünmeyenleri cezalandıran bir anlayışın yine kendileri gibi birer canlı olan şu dünyadaki diğer canlılara da yaşam hakkı vermediğini son çıkarılan ve başta kedi köpekler olmak beraber diğer canlılara da yaşam hakkı tanımıyor. 
Maç anlatırcasına İsrail'in bombalarını sayan, günde kaç insanın katledildiğini söyleyen TRT başta olmak üzere basın ve yayınında yasakçı, yok eden zihniyetten farkı olmadığı şu dünyada kentsel yapılaşma adı altında diğer canlıların da olan doğayı nasıl katlettiğini, güvercinleri nasıl vurduğunu birkez daha görmenin üzüntüsüyle "Of of" çekmekten başka birşey yapmamanın ezikliğini yaşadım bugün.
İnsan denen canlının işlediği günahlarını affettirmek adına koşarak camilere gittiği bir cuma gününün ezanının okunduğu sırada her geçtiğim de " Sıratta da böyle rahat geçebilecek miyiz?" diye düşündüğüm eski adıyla Boğaz Köprüsü, insanların, askerlerin boğazları kesildikten sonra adı 15 Temmuz olan köprüyü geçmiş, bugün yerinde yeller esen 6.5 yıl başkanlığını yaptığım Ardahan Dernekler Federasyonunun bir zamanlar genel merkezinin olduğu Şişli'yi geçmek üzereyken bir an da boşalan İstanbul trafiğinden faydalanıp, gelip geçen araçların attığı çöpleri yem olarak almak isteyen güvercinin kanat çırpıp, indiği yolun ortasında aldığı yemin mutluluğuyla
yeniden havalanırken sağ yanımdan geçen demir pencereli cezaevi otobüsünün Şişli’de bulunan Adliye'ye mahkemeye yetişme telaşıyla hız alırken "vurmayın" dediğiniz ama hep vurup, yok ettiğimiz güvercine çarpıyordu.
Hem de biz insanların yere, yola attığımız çöp ağzında iken kanatlarını açmış tam uçacakken doğasını işgal edip, katleden insanoğlu tarafından çarpılmış, öldürülüp yol ortasına atılmıştı..
Benim 'Of, of' diye izlediğim acı manzarayı izlerken arkadan gelen araçların art arda ezip, geçtiği güvercinleri kim hangi yasalar koruyacak?
Ve 'fani' denen sadece insanların olduğu sanılan ve sözde 'Güvercinleri vuramayın' dediğimiz şu dünyada..








