• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Ara
  • Ardahan
  • Gündem
  • Çıldır
  • Damal
  • Göle
  • Hanak
  • Posof
  • Spor
  • Video
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. FAKİR YILMAZ
  3. FASULYE DE KENDİSİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!
Yayınlanma: 20 Haziran 2022 - 13:11

FASULYE DE KENDİSİNİ NİMETTEN SAYARMIŞ!

20 Haziran 2022 - 13:11
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
FAKİR YILMAZ
FAKİR YILMAZ
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR

Elbette ki bu yazının muradı fasulyenin faydalarını sayıp dökmek değil. O eskidendi. Şimdi olsa olsa, bünyeye ve cebe zararları anlatılır kendini nimetten sayan fasulyenin…' diye yazısına başlayan Neşe Doster'in 2019 yılının 10 Mart'ında ele aldığı yorumunu okurken bende bu konuya yani kendini nimetten sayanları farklı bir yönden kendi iç dünyamla ilgili bir şeyler anlatmak istedim.
Çünkü basın ve medyanın havuzuna düşmeden önce fikir ve kalemleri ile mesleğimin önemli kalemi olan ama şu an iktidara yaranma kulaçları içinde yüzen havuzun dalgaları arasında kaybolup, gündemde olmayan birçok önemli kalemlerinden olan Doster'in kendisini, beni, seni, onu, onların yaşadıklarını farklı bir şekilde anlatıyordu.
Ve Doster'in 'fasulye de kendini nimetten sayarmış' başlıklı yazısının son yıllarda bir kez daha anlatmaya çalışacak olan yaşadıklarımı bana yazdıran bugünkü yazıma ilham oluverdi. 
Ve yine benim de arada bir ele aldığım ve çoğunlukla kendi özel hayatımı anlattığım cumartesi günleri yazılarım hariç 35 yıla yaklaşan ve "Her Gün Yazıyorsam Sebebi Var'' başlıklı köşemde ele aldığım yazılarıma zaman zaman konuk olan konuların başında yine bu kendilerini fasulye sananlar ve özel hayatım gelir.
Evet, bir gazeteci sayılırsam benim de aralarında olmasam da kenarında, kıyısında olan bir aydın, toplum önderi, lideri olanların özel hayatlarının yine o toplum, kamuoyu denilenlerce çok merak edildiği ama ben dahil o aydın, toplum önderi, lideri diye bilinenler de baskıcı toplumun etkisinden kendilerini kurtaramayıp, sakladıkları, öteledikleri ve bunu yaparken de daha da gizemli hale getirdikleri özel hayatları ile savaşır, dururlar.
Şimdi siyaset ve ekonomi ilgili esaslı yazılar yazmaya çalışan biri olarak tanınan benim durup durduk yerde buna neden ihtiyaç duyduğum soranlar da olacak biliyorum.
 Ve “Bu nerden çıktı, ekonomi çok kırılgan durumda, ne ilgisi var özel yaşananları sık sık dile getirmenin?” diyebilirsiniz? Çok ilgisi var anlatayım! Ancak benimde aralarında olduğum birçoklarının hataları, günahları sebebi ile işlemek isteyişleri dolayısıyla fasulyeyi doların değerine kadar çıkarıp onore edenleri kutlayarak başlayayım…
Ve tam da burada; Onca fabrika, iş yeri kapanıp, kiracı arandığı bir zamanda bir günde bir ilde 300 fabrika açma törenleri yapanların ülkeyi üçe katlayan, görmediğimiz bolluğu yaşatan, varlık kuyruklarıyla tanıştıran, çevreyi- yeşili- ağacı- ormanı koruyan, çiftçiyi abad eden, ülkemize topyekûn çağ atlatan, bizi sarayla, köprüyle, alt geçitle, duble yolla, AVM’yle, gökdelenle tanıştıran yönetime değil de özel hayata dokunmak geldi. İçimde kaynayan ve her an patlayıp beni ve patlatanları da yakacak olan volkanı az da olsa soğutmak için.
Aslında benim yaşadıklarımı yaşayan ama ''sus ya, dur kız, etme oğul'' baskılarının etkisiyle özelleriyle, iç dünyaları ile hep savaşanların sayısı da pek fazladır, benim gibi bu konuya da cesaret edip, dem vuranlardan...
Yani, ''Özel hayatın özgürlüğü var'' deyip, başka ülkelerin özgürlüklerine müdahale etmekle geçinen sözde medeni batı dünyasının gazına gelip, kardeşi, kardeşe kırdırmaktan çekinmeyen ülkelerin başında gelen Irak'tan, Suriye'den ve Ermenistan'dan daha şiddetli bir şekilde iç dünyalarında savaşanlar hakkında bazı bilgiler vermeye çalışalım!
Söz buraya gelmişken; İktidarın nimetleri ile televizyon ekranlarına sıkça çıkan, mitinglerde konuşan, billboardlara yerleşen, reklam afişlerinden, otobüs duraklarından, bina cephelerinden, üst geçitlerden, köprülerden dev posterleriyle el sallayan, seçim kampanyasını tek adaymış gibi götüren, bağıra çağıra yaptığı tüm konuşmalarında; yüzüne gergin bir ifade, çatık kaşlar, sert ifadeler yerleştirenler gibi bende bizlere gerçekleri hatırlatmayı görev saydığımın da bilinmesini isterim.
Yeri gelmişken; “Ekonomik krizden paramızın değeri dibe vurmuş zaten güçlenerek çıkacağız!” diyen ekonomi bakanın 'gözlerime bakın' diyerek esip gürlemesini, Ortadoğu, Arap Baharı, Akdeniz ve Ege'den sonra Kafkaslara uzanıp, kapısını kapatarak, dünya ile ilişkisini kestiğimiz Ermenistan'la başlayacağı söylenen yeni ve iyi olacak denen ilişkilerdendi de haber alınamıyor.
Çünkü bu şekilde gürlediğimizde olayın üzerinden kısa bir süre geçmeden bir anda sus-pus olan ardından en önce masaya oturan yine biz oluruz ama iktidarımızın da ömrü uzar her ne hikmetse..
Neyse gülmeyen, kahkaha atmayan, neşesiz insanlar artmışsa, insanımız hep tedirgin, hep sert, hep somurtkan hale gelmiş, ya da getirilmişse orda durup derin derin düşüneceğiz. Bunun nedeni nedir, ya da niye böyle oldu sorusuna özelimizde yaşananlara kafa yormalı, hatta cami imamına olmazsa da günah çıkarma kafesi olarak bildiğim Kilise'ye gidip papaza pardon medeni adıyla psikoloğa gidip içimizdeki yanan volkanın nedenini anlatmalıyız diye düşünürüm.
Tabi, dün tesadüfen rastladığım o psikoloğa yaşadıklarımı ayak üstü anlatmaya çalışıp, merhem isterken yaşadıklarımla, anlattıklarımla bir anda onunda benden beter kendi iç dünyasında yaşadıklarıyla savaştığını ve anlattığım özellerimle onun yaşadıklarıyla kendisini baş başa bıraktığımı ve ''Sen sadece kendin mi sanırsın?'' dercesine ''topuğa kuvvet'' bir anda yanımdan kaybolup gideceğini de hesaba katarak...
Ha unutmadan kendi hata ve günahlarım yüzünden tanışıp, değer verdiğim ve birçokları gibi onunda kendisini dev aynasında görerek, akıllı, sadık diye kendisini yutturan ve beni, çevresini, sanalda bol bol paylaştıklarını sözde beğenip, gaz verenleri kandıran fasulyenin faydalarını, zararlarını ve nasıl olup bir anda kendisini nimet saymasını bir dahaki yazıma bıraktığımı da bilmenizi isterim.
Çünkü güneşe doğru uzanırken yanındakinin omuzuna bastığını fark edemeyen Ayçiçeği gibi kendisini nimetten sayan ama sadece ilkokul öğrencilerinin aldıkları ödevin ardından pansuman pamuğunun içinde yetiştirdikleri bir Fasulye olan ve yaşamı boyunca görmediği, tatmadığı ve senin gibi birilerini benzettiği, yüzü parlak, sıcak ama içi karanlık ve kor dolu güneşe uzanmak için avını yemek, yutmak için ağaç dallarında gezen Yılan misali sana sevgiyle, saygıyla sarıldığını hisseder gibi yaparken, aslında seni boğduğunu bilen biri olarak...

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Faruk değil, Fakir 25 yıldır 5 kez milletvekili, 4 kez bakanlık yapıyor.. - 16 Haziran 2026
  • DÜNYA KUPALI SİYASET!.. - 16 Haziran 2026
  • BENİ TEYİT EDEN BAŞ ve DEMİRTAŞ.. - 14 Haziran 2026
  • 23 Milyonu olanı, Kayabaşını alanlar.. - 13 Haziran 2026
  • GÜLÜM, NEREDE ŞU BİZİM DEVRİMCİ KIZLARIMIZ, KEMALBAYIMIZ.. - 12 Haziran 2026
  • Borsa düşürmeyen soruşturma.. - 09 Haziran 2026
  • KÜRDÜN ve KADININ AHINI ALMAK.. - 06 Haziran 2026
  • Hoç/Fed Başkanlığını Derviş Deli yapamaz mı? - 05 Haziran 2026
  • Didem'in olmadığı CHP'de Özel kalır mı? - 03 Haziran 2026
  • KILIÇDAROĞLU'NA DEĞİL, OKUR VE DESTEKÇİLERİMİZE AÇIK TEŞEKKÜRLER.. - 02 Haziran 2026
  • Onlar için 27 Mayıs, benim için 27 Mayıs.. - 31 Mayıs 2026
  • Sıra Kılıçdaroğlu'nda.. - 25 Mayıs 2026
  • ÖZGÜR ÖZEL BU OYUNU BOZABİLİR! - 22 Mayıs 2026
  • Fetocu komedyen Atalay Demirci yakalandı… - 14 Mayıs 2026
  • Türkücünün bankamatikçi trolleri, Saffet'in kalaycı emekli avukatları.. - 12 Mayıs 2026
  • Türkücünün bankamatikçi trolleri, Saffet'in kalaycı emekli avukatları.. - 12 Mayıs 2026
  • GARSON VE ASKER! - 11 Mayıs 2026
  • Sen şowa devam et 'emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet.. - 09 Mayıs 2026
  • Sen şova devam et 'emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet.. - 09 Mayıs 2026
  • SERHAT ARDAHANSPOR'A KAYYUM, KONKORDATO! - 08 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 69
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
FAKİR YILMAZ
FAKİR YILMAZ
Faruk değil, Fakir 25 yıldır 5 kez milletvekili, 4 kez bakanlık yapıyor..
Bünyamin Akbaba
Bünyamin Akbaba
HIRKA VE LOKMA
Ardahan'dan Tarihi Zafer, Kars'ta İstifa Depremi
Mehmet Avşar
Ardahan'dan Tarihi Zafer, Kars'ta İstifa Depremi
Şeytan Kalesi Tarihçesi
Ardahan Efsaneleri
Şeytan Kalesi Tarihçesi
Çok Okunan Haberler
Mağlubiyetin Adı Hakemse, Aynaya Kim Bakacak?
Mağlubiyetin Adı Hakemse, Aynaya Kim Bakacak?
RS Servis Kuşadası’nda Güç Gösterisi Yaptı 17. Bayi Toplantısında Birlik, Büyüme ve Gelecek Vizyonu Öne Çıktı
RS Servis Kuşadası’nda Güç Gösterisi Yaptı 17. Bayi Toplantısında...
Ardahan'dan Tüm Türkiye'ye Davet: Bisiklet Festivali İçin Tarih Verildi
Ardahan'dan Tüm Türkiye'ye Davet: Bisiklet Festivali İçin Tarih Verildi
Sınır Ticaretinde Yeni Dönem Başlarken Ardahan'ın Sessizliği Dikkat Çekiyor
Sınır Ticaretinde Yeni Dönem Başlarken Ardahan'ın Sessizliği Dikkat...
Kaan Koç ve Hakan Aydın Bayramda Büyükleri Unutmadı
Kaan Koç ve Hakan Aydın Bayramda Büyükleri Unutmadı
İskender Alihanoğlu’ndan Ardahan Esnafına Teşekkür
İskender Alihanoğlu’ndan Ardahan Esnafına Teşekkür
Kafkas Üniversitesi Akademisyenlerinden Uluslararası Başarı
Kafkas Üniversitesi Akademisyenlerinden Uluslararası Başarı
Ana Sayfa
Ardahan
Gündem
Çıldır
Damal
Göle
Hanak
Posof
Spor
Video
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Ardahan
  • Çıldır
  • Damal
  • Göle
  • Gündem
  • Hanak
  • Posof
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

www.anadoluhaber.gen.tr Ardahan Son Dakika Haberleri.

Yazılım: Tumeva Bilişim