Devlet Bahçeli’nin tarihi çıkışı ve içeriyi tehdit dolu geri dönüşü ile tartışılmaya devam eden yeni bir barış sürecinin olup olmayacağı konuşula dursun, bu konuda ne dediği sorulmayan, sorgulanmayan halk yani diğer adıyla Cumhur bu gün bayramını kutluyor!
'Ey Efendiler', diyerek Cumhuriyeti ilan ettiği söylenen Atatürk’ün, büyük önem verdiği, seçme ve seçilme hakkını verdiği kadınları nasıl olup unuttuğu ve 'efendiler' derken neden 'hanımefendiler' de demeyi ihmal ettiğini merak ederken, Cumhuriyetin güzel yüzü olan kadınların yanı sıra erkeklerin de içinde olduğu Cumhurun, Cumhuriyet yönetimi ile tanıştığı tam olarak 101 yıl olmuş..
Bu geçen yıllar içinde Cumhuriyetin ne kadar gerçek anlamıyla yaşatıldığı da diğer bir konu tabi ki..
Çünkü İran başta olmak üzere bir çok ülkede uygulandığı söylenen Cumhuriyetin halk yani 'ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi.' denen yönetiminden çok, ya bir grup mollanın ya da bir grup zümrenin elinde kaldığı bir diğer gerçektir.
Evet, ülkemizde ki cumhuriyetin yani 'ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimi' denen cumhuriyetin uygulama şekline baktığımızda ise her konuda olduğu gibi bu konuda da yani Cumhuriyetin yönetiminde de kör, topal bir anlayışın olduğunu da görmekteyiz.
Tam 'oturdu' derken başta darbeci anlayış olmak üzere 'hep ben' diyen liderler, değişmez isim ve simalar ile bir türlü tam anlamıyla halk yönetimi haline evrilemiyen Cumhuriyetin Cumhura sorulmadan parti genel merkezlerinde listeye konup, önlerine getirilen isimler ile yani vekillerle idare edilmesi de ayrı bir sorun.
Her şeye rağmen, darbe anayasası ile idare edilse de , Cumhurun tam yönetimde olduğu bir cumhuriyet özlemi ile Cumhurun hakkını koruyan, gözeten bir Cumhuriyet istemiyle 101’nci yıl dönümünü kutladığımız Cumhuriyetin bayramı da kutlu olsun deriz.








