CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık yaptığı bir toplantıda söz alan federasyon ve dernek başkanlarını dinlerken dikkatimi en çok başkanların 'Falan yerde bizimkiler daha çok bizden biri aday olursa iyi olur' diyerek kendilerine yakın isimleri üstü kapalı şekilde Kılıçdaroğlu'na pazarlamaya çalışmalarıydı.
Aynı kişiler Kılıçdaroğlu'nun yeterince muhalefet yapmadığından da yakınırken, sanki partinin birer MHK Üyesiylermiş gibi CHP'yi de eleştirmekten geri kalmıyorlardı.
Ve bir çoğu da iktidar partisi AK Partili ya da AK Partinin arka bahçesi olma çabası içinde olduklarını biliyordum..
O toplantıda söz alan ve 'Benim haddim değil, CHP'yi ya da üyesi olmadığım bir başka partiyi eleştirmek, asıl mesele CHP gibi muhalefette olan MHP, HDP ve diğerlerini eleştirenlerin üye olunmadan, oy vermeden, yanlarında yer almadan eleştirmek kolay.
Ve en kötüsü iktidarın nimetlerinden yararlanmak için her yeni iktidarda parti değiştiren olmamak gerekir' dediğim de ağzımdan sözümü alan Kılılçdaroğlu birazda sert bir üslupla, 'Yok öyle bir şey, arkadaşın dediği gibi sen önce partili olacaksın, üye olacak, üye yapacaksın, sonra ortaya çıkıp benim senin partinden daha çok hemşehrim var diyeceksin ve o zaman falanı aday et, filanı etme diyeceksin. Öyle biz çoğuz, bizde birini aday et diyenler bana ve partime gelmesin' diyordu.
Hatta bir madde ile bunu tüzüğe de eklediklerini hatta partiye üye olmayı internet kanalıyla kolay hale getirdiklerini belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 2023 seçimlerinde 'Biz çoğuz, bizden birini aday et döneminin kendi partisinde geçerli olmadığının altını önemle çiziyordu.
Haklıydı da..
Çünkü kendisini ve partisini eleştirenlerin çoğunun CHP’li olmadığını, CHP yetmez her hangi bir partinin resmi üyesi de değildi, bu toplumun sözde stk Başkanı, toplumun iyii tanıdığı bu büyüklerin..
Yani kim güçlüyse ondan yana görünmenin dışında partilere olduğu gibi derneklere, sendikalara, stk’lara üye olmadığı bilinen bu toplumun %85’nin..
Evet kabilelerden oluşan Libya’da bile insanların parti üyesi olma konusunda hassas olduğu şu dünyada Türkiye'nin 84 Milyonu geçen nüfusunun %10’u gidip, parti üyesi olmuş diğer gerisi bırakın parti üyeliğinı cami, okul aile birliği veya mahalle dernekleri veya siyasetle ilgilenmediği gibi siyasette, siyasetçiden çok şey bekler bu yetmez ‘Bizim sülale daha çok’ diyerek partilerin kendilerine yakın isimleri aday etmesini ister bir durumdadır..
Bunun en açık örneği de biz Ardahanlıların en çok yaşadığı yerlerden olan Gebze'de, Esenyurt’ta her seçimde ortaya çıkıp, ‘Biz daha çoğuz, bizim adamımızı, köylümüzü aday et’ deyip her seçimde de gümbürtüye gitmesini görmek mümkün..
Çünkü parti ve siyaset yapanlar biliyor ki partide aday olmak için önce o partinin üyesi, emektarı ve çalışanı olmak önde gelir, sülale değil..
Evet, şimdi soralım bu yazıyı okuyanlara da
Sizde resmi olarak her hangi bir partiye yada stk denen derneğe üye misiniz?!.







