Ardahan'da İl Başkanı, Ardahanlıların yoğun yaşadığı ülkenin en büyük ilçesi Esenyurt'ta yeni başkan arayan AK Parti'nin başında olduğu iktidar bir yandan Öcalan ile diyalog kurulmasına izin verip, diğer yanda ise 'Son dakika kırmızı bültende aranan MİT tarafından etkisiz hale getirildi' haberleri ile gündemi yönlendirmeye devam ettiği ülkede kayyum atamaları başta olmak üzere bir çok gündemde kalmaz, en altlara düşerken aynı iktidarın İl ve İlçe Başkanı bulmakta bir hayli zorlandığını da görmekteyiz.
Bu ülkede yaşanan ekonomik kriz ve onca sorun sıkıntıdan çok Kürt sorunu aşağı, yukar Kürt sorunu yukarı demekten öteye gitmeyen DEM'li, Kürtçe konuştu diye 30 yıl sonra milletvekilliği aldığı kentin vekilini disipline sevk eden ulusalcı CHP'li muhalefette 'Kent Lokantası' siyaseti ile namaz kıldığımız Suriye'ye belediyeciliği anlatmak için dert yandığı iktidardan izin ister.
Ve bende şu an bulunduğum İstanbul'da 'yerel parlamento' diye saygı gösterdiğim CHP'li Kartal Belediyesi meclis toplantısına gelmem konusunda aldığım davete gitmeye hazırlandığım bir sırada çalan telefonumu açıyordum.
Karşımdaki nazik bayan sesi, "Ak Partinin gidişatı nasıl olmalı, bu konu hakkında fikirlerinizi alabilir miyiz? diye sizi aramıştım. Müsaitseniz AK Parti ne yapmalı, bu konuda görüşlerinizi alabilir miyim? şeklinde soru soran bayanı dinlerken aynı bayanın yalnız olmadığını ve adeta bir çağrı merkezinden arıyormuşçasına yanındaki arkadaşlarının da bir çok kişi ile görüşmeler yaptığını da anlıyordum.
Bu duygu ve hislerle dalga geçilmediği ve arayanların ciddi olduğunu anlayıp, "Evet, niye olmasın.. Bu ülkede en kötü siyasetçinin askeri bottan, hazır ol diyen komutanlı yönetimden daha iyidir..' dedikten sonra, Fikirlerimi not edecek misin ya da kaydediyor musun, öncelikle orda anlaşalım" dedikten sonra memleketim bol rakı içen, namaz kılmayan birinine adı geçtiği Ardahan'da, Esenyurt ve Sancaktepe'de İlçe Başkanı arayan AK Partinin bundan sonra izleyeceği yol konusunda birkaç maddelik fikirlerimi tek tek suya yazdırırcasına sıraladım, gerisi partim ve benimle aynı görüşte olmayan AK Parti'ye kalmış diyerek.
Başladım, ASİYE PARDON AK PARTİ NASIL KURTULUR REÇETESİDİR?..' fikirlerimi anlatmaya...
Raporun sahibi: Fakir Yılmaz/Gazeteci
'Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar.' ve 'Yaparsa AK Parti Yapar' sloganları ile 23 yıl önce iktidara gelip, muhalefetsizlikten gönderilemeyen AK Partinin MHP desteğiyle yeniden başlattığı gibi görünen barış süreci gibi önemli bir karara imza atan ve aynı iktidarın bugün teslim olduğu Ulusalcılar ve karanlık güçler yüzünden bozulan bir önceki barış sürecine benzememesini umut ederek 2024 yılının son yazısını AK Parti'nin nasıl kurtulacağına ayırdık.
Ve yeniden başlatan AK Parti'nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapar diyerek Türkiye'nin ve Ak Partinin, af sözü olan ortağı MHP'nin acil tam donanımlı bir genel affa ihtiyacı var. Yani vergi, bağkur, ssk, hatta ölümün adını değiştiren korona yüzünden verilen maske cezalarının içinde olduğu geniş kapsamlı bir genel af hemen çıkarılmalı.
İktidara talip olan 6 Masa baş aktörü Kılıçdaroğlu açıkça ve yanına alamadığı ama 'Arkadaşlar, Dostlar bize katılın' dediği HDP'yi yanına alıp, fotoğraf çektirmediği gibi cesurca söylemese de "Helalleşmemiz gerek "derken genel affı dile getirmediği gibi.
Öte yandan Suriye'nin ısmarlama ve hazırlanmış sakallısı gibi kravatlar takan AK Parti bütün teşkilat mensuplarını adeta asker yapmış. Bu yanlıştan hızla dönmeli ve öncelikle ülkenin ardından parti içi demokrasiye izin vermelidir..
Yani, 'Ben bilmem komutan bilir' pardon 'Ben bilmem yerel seçimleri kaybeden siyaseti izlemekle, Erkan Kandemir'in başında olduğu 'Genel Merkez Bilir' denen anlayışıyla partiyi temsil eden mahalle başkanından tutun İl başkanına hatta milletvekiline, bakana kadar hemen hemen bütün parti temsilcilerinin susturulması, iletişim başkanı ya da kalın, ince sözcü gibi bol maaşlı bir iki memura işin bırakılması partiyi halktan koparan durumların başında gelmektedir.
Ki bunun en son açık ve bariz örneği benim gibi rakısını içip, namazını da doğru dürüst kılmayan birinin bile adının İl Başkanı olarak geçmekte. 'Geçebilir, çünkü herkes bir gün AK Partili olacak sözümüz var mı deniyor onu da size bırakayım.. Ha bu arada namaz kılıyor gibi görünen oncasını da yakinen iyi bilen biri olarak namaza, niyaza karşı olmayan, dini görevlerini aklen ve de kalben yerine getirmeye çalışan biriyim.. Hemen de gavur demeyin..
Halbuki o AK Parti değil miydi ki 'askeri vesayeti kıracağım' deyip, onca operasyonla adeta yok eden.
Hiçbir masraf yapmadan, adını diyemediğimiz onca Manda yoğurdu başta olmak üzere yiyeceğin yenildiği saraydan çıkıp, 8 uçakla gezip, yanan ormanları, yükselen gökdelenleri ve yollarda ki tırları izleyerek 'Ne istiyorsunuz ülke ne güzel hareketi' diyen Erdoğan başta olmak üzere 5 yetmedi 11 maaş alanların acilen sorgulanıp, bu tür haksızlıkların önüne geçmek için maaşlarını kesmeli, kilometrelerce uzunluktaki konvoyları oluşturan araçlardan vazgeçilip, açık ve şeffaf hesap verir bir anlayışla hareket etmelidir.
Zira aynı 3 Y ile Ak Parti yolsuzlukların yanı sıra usulsüzlüklere de son vereceğini söyleyen parti değil miydi?
Erdoğan dahil üst yetkililer belediyeler, parti teşkilatlarınca bir araya zar zor topladıkları insanlara promter veya havuz medya aracılığıyla konuştuklarında 22 yıllık icraatlarını uzun uzun anlattıktan sonra partilileri dahil kimseyi dinlemeden salonları terk etme alışkanlığından vazgeçmeliler, sahalara, pazarlara çıkıp, halkı dinlemeliler.
Ve aldıkları notları çok sevmedikleri sigara kâğıdı gibi kenara atmamalılar. Hele hele ki fetonun değil dense de badem bıyıklı burunlarından kıl aldırmayan, beş maaşlı iş takipçisi sekretaryaya işi bırakmamalıdırlar.
Ve en önemlisi Adalet, hak, hukuk, özgürlük, yolu Diyarbakır'dan geçer denen Avrupa Birliği ve Türk-Kürt, Alevi-Sunni kardeşliği kriterlerini unutmadan Asiye'nin pardon AK Partinin asıl kurtuluşunun ve aynı AK Parti'nin yeniden seçimi kazanması için Kürtler başta olmak üzere bu ülkeyi oluşturan bin bir çiçekli topluma güven vermeli, 5'li çetelere aktardığını kesip, en azından 50 milyona kaynak sağlamalı.
Sağlamalı ki; 'Hem 84 milyonu oluşturan Asiye hem de AK Parti kurtulur..' diye bir rapor sundum, fikirlerimi, dediklerimi önemli not diyerek alıp üste götürüp, götürmeyeceğini, bana geri dönüp, teşekkür ederek hele gel birde yüz yüze konuşalım deyip, demiyeceğini merak ederken...








