Dezenformasyon yani diğer adıyla yeni sansür yasasını görüşecek olan Anayasa Mahkemesinin başkanı yine sahnede ve yine üstü kapalı bu ülkede böyle giderse başında bulunduğu mahkeme dahil her şeyin tıkacağına işaret ediyor etmesine ama önüne gelen ve %100 hatta 200 haklı olan onca davayı kendisi dahil hakimlerin kısadan kesip atma cesaretinde bulunma konusunda susuyor.
Yani örnek olarak önüne gelen son yasayı yani toplumun büyük kesimince değil, son olarak Mahir Ünal'ı kurban ettiği MHP ortaklı mevcut iktidarın meclis çoğunluğu olduğundan mecliste çıkardığı dezenformasyon yasasının bir kalemde ret edip, geri göndermesi gerekirken kürsüde dert yanmanın anlamsızlığına dem vuruyor olması ne kadar samimi bir durum anlaşılamıyor.
Neyse 1992 yılında 174 binin üzerinde bir nüfusla yeniden vilayet olan ancak 30 yıldır beklenen hizmetlerin gelmemesi dolaysıyla başta gençler olmak üzere göçün devam ettiği ve Hanak/Ortakent (Büyük Nakala) ve Çıldrı/Aşıkşenlik (Suğara) adlı 2 beldesinden sonra Göle/Köprülü (Goraveng) 3. beldesinin de kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olan memleket Ardahan'ın nüfusu bugün 98 binlere hatta yeni nüfus sayımında 97 veya 96'ya düştüğünün ortaya çıkacak denilirken ülkenin nüfusunun 10 milyon arttığı bir zaman da hala yazmanın mücadelesinde olmakta güzel diyerek dezenformasyona takılmadan burayı geçeyim diyorum.
10 Milyon nerede çıktı diyenler olacak ama benim 10 milyon dediğim 7 yıl önce yazdığım ve diğer birçok yazı gibi sanki bugün yazılmış bir yazım güncelliğini kayıp etmediği gibi yaklaşan yeni bir seçim öncesi yeniden okudukça bugünü anlatır gibi olmasından ve o yazıyı yazarken bugün 84 milyon olan memleketin nüfusunun 74 milyonmuş derim..
Evet her ne kadar Erdoğan 'Bak PKK'nın 5 tane 10 tane 15 tane var' deyip, ardından açın çok olduğu melektin TOGG'undan inerken 'O senin karın mı?' diye sorup, ona da 'en az 3 çocuk yapın' diyemeden programa geçtiği dikkat çekse de maşallah nüfusumuzun 7 yıl için 10 milyon arttığını da anlatan aşağıda ki yazı dün gibi bugünü de anlatır gibi..
Çünkü 30 Haziran 2015 yılında ele aldığım '3. Dünya Harbi mi Çıktı?' başlıklı yazımın yani yedi önceki o yazımın her satırına baktığımda dün 74, bugün 84 milyon olan ülkemde yeni bir seçim yazısına ne gerek aşağıda kini bugüne evirip, çevirirseniz yeter diyerek 'tekrardan kayda geçsin' demek istiyorum.
Ha bu arada 'eyyy balık hafızalı Fakir ısıtıp, ısıtıp eski yazıları yayınlıyorsun demeyin çünkü tek 5 çocuğu, 6 torunu, 11 kardaşı, 2 anası olan Fakir ben değilim bu 84 milyonluk ülke de..
Evet başa değil, 7 yıl önceye dönelim diyerek 7 yıl içinde 10 Milyon kişinin arttığı ama 20 yıldır aynı siyasi görüşün iktidar olduğunu ve 6'lı masadan kalkıp, Amerika, İngiltere, Avrupa gezilerine çıkanlar bele ederse yeniden kutlayacağımız iktidarın aynı iktidar olacağını sanki anlatan ama bir o kadara üst yazıyla yenilenen o yazı..
**'3. Dünya Harbi mi Çıktı?
Seçimlerde tek başına hükumeti elinde kaçıranların oluşturmaya çalıştığı algıya baktığınıza da sanki 3. dünya harbine gidiyormuşuz gibi bir atmosferle karşılaşıyoruz.
Başta yandaş ve bu yandaş’a kardaş olan basın ve medya olmak üzere AK trollerin sanal ortamda oluşturmaya çalıştığı bu karamsar havanın 400 vekil alıp, başkanlık yolunu açmaya çalışan ve onun tayfasına yaradığını da gözlemlediğimiz şu günlerde asıl hesabın, 7 Haziran’da kendilerini tek başına iktidar etmeyen seçmeni umutsuzluğa itip, bu umutsuzluk üzerinde yapılacak olan bir erken seçimle yeniden tek başına iktidar olma hesapları olduğunu görmekte mümkün...
Çünkü bir taraftan savaş tam tamları çalanların diğer tarafta çaldıklarını saklamaya çalıştığını ve çalmaya devam etmek için tek başlarına iktidar olmaya aday olduğunu tüm dünya biliyor.
Evet ellerine aldıkları savaş tam tamları ile kulakları sağır edercesine savaş çığlıkları atanların bu oyunu tutar mı bilmem ama halkın savaştan yana olmadığını 3 yıla yaklaşan barış sürecine verdikleri tam destekle görmek mümkün.
Bu ülkenin sadece birilerinin değil, onlar hariç 74 Milyon kişinin olduğu ve bu milyonların savaş istemediğini göstermek için gerekirse Yunanistan hükumetinin yaptığı gibi referanduma gidilmeli.
Ve Savaş'ta barışta halka sorulmalı.
Ha bunlar yetmiyorsa gerçek gündemi saklamak için erken seçim tartışmalarıyla yetinmeyenlerin şimdi oynadıkları savaş oyunu gerekirse erken ve yeni bir seçimle bozulmalı ve herkesin bu yönde tavır alması sağlanmalıdır.
Aksine mi şehzadelerin değil, Mehmetçiklerin BOP planına kurban verileceği bilinmeli ve buna göre adımlar atılmalıdır.
*30 Haziran 2015 yılında ele aldığım yazdır..







