Kamuoyu Kala’dan özeleştiri bekliyor!
Mağlubiyetin Adı Hakemse, Aynaya Kim Bakacak?
Sulakyurtspor Gölespor karşısında net bir bir skorla kaybetti. Ancak genel olarak bu kaybın ardından, Sulakyurtspor Kulübü'nün yönetimsel eksiklerini, toplanan bağışların hesabının verilmediğini, beklenen sportif performansın bir türlü karşılanmadığını, köyün gençlerinin oyuna katılımının önüne geçildiği veya kısıtlandığı, geleneksel Sulakyurtspor algısının bu yönetim tarafından yerle yeksan edildiği ve kulübün herhangi bir amatör takıma çevrildiğini, ayrıca kulübün ilk ciddi karşılaşmada resmen duvara tökezlediği kamuoyu tarafıdan konuşulmaktadır.
Kulüp yöneticisi Evren Kala, kenar yönetimi başarısızlığını, futbol oyun kurallarında açıkça belirtilen, “Hakem kararlarına sürekli ve aşırı itirazda bulunması ve bu amaçla teknik alanını terk ederek oyun alanına girmesi” başlığına istinaden oyundan ihraç edilmesini bir mağduriyet olarak kamuoyunda anlatması, kulübün ve yönetiminin kurallardan bi haber olduğunun en büyük ispatı olarak değerlendirilmektedir.
Sulakyurtspor’un yediği birinci golde itiraz ettikleri, ofsayt vardı iddiası, kamera görüntüleri ile ortada olduğu ve hakem kararına saygı gerektiği bir pozisyon olduğunu, ayrıca kaleye çekilen bir şutta defans oyuncusunun elleri göğsünde kapalı bir şekilde ve ellerini toptan kaçıracak şekilde hareket ettiğini ve bunun futbol oyun kurallarına ve talimatlarına göre "elle oynama" olmadığından bir haber oldukları tribünde ki futbol severler tarafından konuşulmaktadır.
Sulakyurtsporlu oyuncuların kötü performansı konuşulmuyor?
Sulakyurtspor’un hücum futbolcusu Berkan Demirci'nin maç boyunca Gölespor defans hattı ile girmiş olduğu mücadelelerde kondisyon olarak eksik kaldığı ve hakemin oynatmaya yönelik ikili mücadele anlayışının altında ezilmesi durumu kamuoyunca sert eleştiriliyor. Ayrıca, Kars Arpaçay'dan transfer ettikleri ve amatör ligin bir kaç etkisiz takımına karşı bir iki ara pasla ün yapan ancak çıktığı ilk önemli maçta, hiç bir etki gösteremeyen, aldığı topları takım arkadaşlarına atmak için ağır kalan ve sürekli hakemden faul beklentisi içine giren Soykan Çiçek, tam bir hayal kırıklığı olduğu görülmüştür. Centilmenliği ve efendiliği ile bilenen Takım kaptanı Recep Aydın ise, yardımcı hakem Melek Yıldırım'ın vermiş olduğu bir taç kararına abartılı itirazı sonucu Hakem tarafından sarı kartla cezalandırılırken bunun tribünler tarafından olası bir durum olarak karşılanmıştır. Ancak kendisinin bu durumu, “hakeme bir şey söyleyemiyoruz, çok sertti yanına yaklaştırmıyordu” diyerek absorte etmeye çalışması, ayrıca hakem ve ekibine karşı eliyle –itirazkar- bir ileri doğru sallama işaretinin futbol oyun kurallarınca ihtar karşılığı alacağından habersiz davranması, bir takım kaptanının hareket etmeyeceği bilinç olarak nitelendirildi.
Oyuna sonradan giren Ekin Yıldız’ın ise, oyuna girmeden hemen önce teknik kulübede yönetici Evren Kala tarafından ikaz edilerek sert oynaması gerektiğini, "rakip takımı kır" şeklinde doldurulduğu iddia edilmekte. Zaten Ekin Yıldız oyuna girdikten çok kısa bir süre sonra rakip takımdan Faruk'a yapmış olduğu şiddetli hareketi sebebiyle hakem tarafından oyundan direkt ihraç edilmiştir. Bu durumun takım içerisinde öz eleştiri yapılmadan üzerinin kapatılması, Gölespor mağlubiyetinin gölgelenmesi olarak değerlendirildi.
Ekin Yıldız’ın yapmış olduğu bu hareket “Şiddetli Hareket” kapsamına sokulduğu bilgisi alındı, çünkü Ekin Yıldız, top için mücadele edilen bir pozisyonda, topla ilgisi olmadan rakip oyuncuya kasıtlı tekme atmıştır ve yardımcı hakem ile hakem arasında olan bu pozisyona, tribünün, pozisyona yakın bir bölümünde maçı takip eden ve daha önceden oyundan ihraç edilen Evren Kala'nın yanında ailesi olmasına rağmen, Türk örf ve adetlerine aykırı davranarak pozisyonla ilgili maçın yardımcı hakemine sinkaflı ve itirazkar cümleler kurmuştur. Bu durum tribünlerden bir kez daha eksi puan almıştır, çünkü bilinir ki Türk örf adetlerinde, yanında kadınlar ve çocuklar bulunurken, şiddetten ve tahrikten uzak durulur. Bu da Evren Kala'nın öz kontolü kaybettiğinin açık bir göstergesi olarak aktarılmıştır.
Kamuoyu: Gölespor’un aleyhine pozisyonlar neden konuşulmuyor?
Sulakyurt cephesinde müsabakada yaşanılanlardan hiç bahsedilmeyen Gölespor aleyhine bir pozisyon olduğu, bunun da Sulakyurtspor'un çifte standart davrandığının açık bir göstergesi olarak kabul edildiği bahsedilmektedir. Taraftarlardan alınan bilgiye göre, müsabakanın hemen başlangıç dakikalarında, Gölespor'lu Doğukan Çakmak'a ceza sahası içinde fiziksel müdahalede bulunulmuş, Doğukan Çakmak yere düşmüş ancak hakem oyunu devam ettirmiştir. Gazetemize aktarılana göre, tribünden maçı izleyenlerin penaltı verilmesi gerektiği kanaati oluşmasına rağmen hakemin maçın başından sonuna kadar bu tarz müdahalelere çalmaması, hakemin oyun anlayışı ve stratejisini ortaya koymuş ve kamuoyu tarafından kabul görmüştür. Ancak burada izleyenlerin dikkat çektiği ve dikkat edilmesi gereken şey, anlatılanların Sulakyurtspor'un "hakem takdir haklarını rakip takımdan kullandı" söylemini yerle yeksan ettiğidir, çünkü hakem burada takdir hakkı diye bahsedilen saçmalığı icra etseydi, bu pozisyonda penaltı çalmış olması gerekmekteydi. Ayrıca müsabakanın ikinci yarısı, Sulakyurtspor'un en çalışkan topçusu Anıl Can Kayatürk'ün rakip takım oyuncusunu arkadan çekerek yere düşürmesi sonucu hakem, bariz gol şansı değerlendirmesinde bulunmamış ve Anıl'a umut vadeden atak sebebiyle sarı kart göstermiştir. Ki tribüne ve futbol kamuoyuna göre hakem burada bariz gol şansı değerlendirmesi yapabilir ve direkt kırmızı kartta gösterebilirdi. Eğer takdir hakkı söyleminde bulunuluyor ise bu da Sulakyurtspor'un lehine bir gelişme olarak hafızalarda yer almaktadır olarak aktarıldı.
Sulakyurtspor’da “Mızmızıkçılık anlayışı”
Maçın komik anlarından ve tribündekilerin gülmesine neden olan anlardan bir tanesi ise, Sulakyurtspor'un başarılı defans hattı Selçuk Altay'ın ikinci yarı bir hava topunda kendi takım arkadaşının kendisine oyun gereği yapmış olduğu müdahaleye ısrarla hakemden faul istemesi, Sulakyurtspor oyuncularının oyuna yaklaşımının "mızmızıkçılık" olarak değerlendirilmesine neden oldu. Yine centilmen oyunculardan Ozan Kaya'nın basit hataları, Ahmet İriş'in yetersiz kalması ve hakeme sürekli ağlaması, Sulakyurtspor'un Gölespor karşısında ezilmesine neden olduğu iddia edildi.
Burak Demir etkisiz kılındı iddias
Kulüp içerisinden alınan bilgiye göre Ardahan futboluna katkıları aşikar olan ve bir çok emeği olan ve centilmenliği ile bilinen teknik sorumlu Burak Demir’in oyuna müdahale için etkisiz kılındığı iddiası yer aldı. Demir, saha kenarında sadece yerde oturduğu görüldü ve taktiksel anlamda oyuna müdahale etmeye çalışanın, ancak bu da sadece hakeme itiraz ile sınırlı kalan Evren Kala’nın olduğu görüldü. Bu tablo ise Sulakyurtspor'da görev paylaşımının ne kadar kötü yönetildiğini, ve “herşeyi ben bilirim” zihniyetinin bu sonucu ortaya çıkardığı kanısına kamuoyunca varıldı.
Oyuncu performansları soru işareti oldu.
Oyunun başından beri oyunda olan veya sonradan oyuna giren kaleci Baran Yıkılmaz, Anıl Kayatürk Berat Bilgin, Selçuk Altay, Ömer Doğruel, ve Berkan Ünal gibi oyuncular mücadeleleriyle ön plana çıksada takımın geri kalanının kötü performansı rakip takım karşısında yetersiz kaldı. Bütün bunlar olurken, Gölespor'lu Berkant Öngel'i durduramayan Sulakyurtspor, bu oyuncuyla girilen her mücadeleden mızıkçı bir çocuk gibi davranarak hakemden faul beklentisi içerisine girdi. Ancak hakem ikili mücadelelere izin vererek oyunun akmasını sağladı ancak Sulakyurtspor'un kondisyoner eksikliği bu anlamda sahaya yansıdı.
Yapıcı eleştiri olmayınca iş Emojiyi eleştirmeye kaldı.
Sulakyurtspor'un başka suistimal ettiği bir konu ise, ikinci yarı Sulakyurtspor ve Ardahanlı seyircilerin bulunduğu tribünün önünde yaşanan bir faul sonucu maçın hakeminin topun kullanılacağı yerin belirlemek için kullandığı spreyiyle sahaya küçük bir kalp çizmesi, "vay efendim hakem Gölespor'lulara sevgi gösterisi yaptı" olarak değerlendirilmesi, kamuoyunca gülünç karşılandı. Çünkü bu şehirde bilinir ki, maçın hakeminden, saha kenarında ki görevli polise, tribünden topçusuna kadar herkes birbirini tanır ve dosttur ve hayatın her alanında birbirlerine jestler yaparak selamlaşır ve muhabbetlerini gösterirler. Hakemin çizmiş olduğu bu kalp, her ne kadar oyunun ciddiyetiyle bağdaştırılmasa da, tribünde ki sevdiklerine olarak değerlendirildi, çünkü bilinmeli ki takımlar gibi, hakemleride izlemeye gelen meslektaşları, dostları ve sevdikleri var. Ancak Sulakyurtspor'lu oyuncuların bazıları ve yönetici Evren Kala’nın bunu bildiği halde bu durumu suistimale kalktığı bildirilmiştir.
Evren Kala kendisine yakışanı yapmıştır(!)
Alınan bilgiye göre Evren Kala aşırı itirazlar nedeniyle hakem tarafından oyundan ihraç edildikten sonra, sahadan çıkmayı geciktirmiş, tribüne çıkarken hakem ekibine yönelik veya hakemin bizzat kendisine yönelik bağırarak "şerefşiz" demiştir. Tabiki de herkesin hemen hemen her dakika karşılaştığı bu şehirde "birine şerefsiz demek" kavga sebebidir ve kolaylıkla hesabı sorulur, ancak bu nadide kentte, küfürün, hakaretin konuşulmasının zul olduğu bir şehirde, insanların sevgili gibi, dostane, arkadaş, yoldaş, akraba gibi hareket ettiği bir şehirde, kendi başarısızlığını ve yetersizliğini "şerefsiz" kelimesinin arkasına sığınarak gölgelemeye çalışması utanç olarak karşılanmıştır.
Kamuoyunun ve tribünlerin, "ya bir otur, eşin çocuğun yanında, insanlara hakaret ediyorsun hala" dediği bir ortamda, Evren Kala'nın KİMSENİN DUYMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜ hakemlere yönelik bu söylemi, onun yerine tribündekilerin yüzünü kızartmıştır. Neyse ki sahada ve kamuoyunda "bir lafa bakarım laf mı diye, bir adama bakarım adam mı diye" anlayışı hakim olduğu bilgisi alındı.
Şimdi buradan Ardahan futbol kamuoyunu rahatsız eden söylem ve davranışlara dikkat çekerek, kulüp oyuncularının, bu kulübe gönül vermiş taraftarların, bağışta bulunmuş köylülerin ve siyasilerin dikkat etmesi ve sorması gereken bir soru var? Takım kötü mü yönetildi ve sahada 3-5 futbolunun bencilliğine mi kurban gidildi, yoksa akıbeti maçın sonucunu etkilemeyecek bir kaç taç pozisyonunun bir kaç ikili mücadelenin verilmemesi mi, Sulakyurt'u şampiyonluktan etmek üzere?
Her şeyi eleştiren başkan Evren Kala….
Bütün fedekarlıklarına rağmen, mücadelesine rağmen uzunca bir süredir yönetimde olan ancak hiç bir sonuç elde edemeyen, sürekli hakemleri, ASKF’yi, Disiplin Kurulunu, Tertip Komitesini, İl Gençlik ve Spor Müdürü’nü, TFF’yi, İFAB’ı, topun şeklini, saha ölçülerini, uçan kuşu, evrenin yapısını ve birçok anlamsız konuyu eleştiren Evren Kala’nın, Gölespor ve şampiyonluk maçı karşısında ortaya koyduğu kötü kriz yönetimini, yine başta hakemleri eleştirmekle gölgelemeye çalıştığı iddia edildi.
Kamuoyu ve Sulakyurtspor kulübü sevenleri ise, Kala’dan ve mızmızıkçı olduğu iddia edilen futbolculardan öz eleştiri beklentisi içerisinde.
Bu ülkede profesyonel ligden amatör lige kadar, Kazanıldığında emeğin, çalışmanın ve mücadelenin konuşulduğu yerde; kaybedildiğinde bir anda hakemler gündemin merkezine oturtulur.
Oysa futbolun temel gerçekleri vardır.
Bir takım sezon boyunca ortaya koyduğu oyunla değerlendirilir.
Bir takım kritik maçlarda gösterdiği karakterle değerlendirilir.
Bir takım liderlik mücadelesindeki performansıyla değerlendirilir.
Birkaç pozisyon üzerinden oluşturulan mağduriyet söylemleriyle değil.
Futbol kamuoyunda bugün konuşulan asıl konu da budur.
Gerçekten birkaç düdük mü maçın sonucunu belirledi?
Yoksa sahadaki mücadele gücü mü?
Gerçekten birkaç tartışmalı karar mı puan tablosunu değiştirdi?
Yoksa doksan dakika boyunca ortaya konulan futbol mu?
Bu soruların cevabı herkesin vicdanında saklı.
Futbolu yıllardır izleyen herkes bilir ki hakemler hata yapabilir. Oyuncular da yapar, teknik adamlar da yapar, yöneticiler de yapar. Ancak futbolun gelişmesini engelleyen şey hata değil, sorumluluğun sürekli başkasına yüklenmesidir.
Amatör futbolun ihtiyacı olan şey açıklamalar savaşı değil, özeleştiridir.
Hakemleri konuşmak kolaydır.
Kendi eksiklerini konuşmak zordur.
Sahadaki performansı konuşmak zordur.
Yönetimi konuşmak zordur.
Planlamayı konuşmak zordur.
Ama gelişim tam da burada başlar.
Bu nedenle Ardahan futbolunun bugün ihtiyaç duyduğu şey yeni mağduriyet hikâyeleri değil, daha fazla futbol, daha fazla öz eleştiri ve daha fazla sorumluluktur.
Çünkü şampiyonluklar açıklamalarla değil, sahada kazanılır.
Ve bazen skor tabelası, uzun açıklamalardan çok daha fazla şey anlatır.
Hayal Kılıç














