Daha yeni yazdığım, ‘Gülüm, nerede şu bizim devrimci kızlarımız, Kemalbayımız?’ başlıklı yazımın mürekkebi kurumamıştı ki; ‘Bileşenler’ adı atında Kürt seçmenin oyu ile yıllar sonra da olsa meclise vekil sokan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş’ın önümüzdeki seçimlere dair yaptığı, “DEM Parti ana dili Kürtçe olan bir adayla çıkmak isteyebilir. Biz burada ortaklaşmayabiliriz” açıklaması geliyordu ki
; Behice Boranlı TİP’te Ardahan’da değil Doğu Anadolu’da Tipsiler denen TİP’i başta Kürt seçmene olmak üzere tabana kabul ettirenlerin başında gelen babam, Kürt Fezo’yu değil, Saffet Kaya gibi Şavşatlı olan bir doktoru, Kurtel’i aday göstermişti..
Yani, Kürt seçmenden aldığı oylar ile siyasi görüşlerini tabana yaydığı için Diyarbakır zindanlarında yatan babam, Kürt Fezo’yu değil, Şavşatlı Adil Kurtel’i aday göstermişti… Hem de ‘Kim milletvekili adayı olsun?’ diye yapılan ön seçimde babam Kurtel’den bir oy fazla almasına rağmen..
Evet, 36 yıllık gazetecilik tarihimde sık sık dile getirdiğim ve bu sahtekar değil, Kürt partilerinin yakasına yapışan keneler diye de açıkça suçladığım ama Ardahanlı iki kızımızın konu olduğu ‘Gülüm, nerede şu bizim devrimci kızlarımız, Kemalbayımız?” başlıklı son yazımda nazik davranıp ‘kene’ kelimesini kullanmadığıma pişmanım..
Çünkü olan gerçeği ‘ayıp olur’, ‘Daha nazik bir yolla’ deyip, gerçeği saklamanın, söylemenin nededir dün gibi bugün yaşanan sahtekar yüzlerin topluma anlatılması..
Benden tipsiz DEM tabanından oy alıp, milletvekili olan TİP Başkanı Erkan Baş’ın, “DEM Parti ana dili Kürtçe olan bir adayla çıkmak isteyebilir. Biz burada ortaklaşmayabiliriz” sözünü hak etmek demektir..
Çünkü suçlu o değil, bizlerin yapmayın, etmeyim, bu kenelerin halkı sokmaya izin vermeyin derken ona bu yolu açan hevaller değil, helwacılardır..
Ve “TİP Balkanı Baş’ın Kürtçe konuşan aday” çıkışına DEM Parti’den tepkiler: “Şaşkınlıkla karşılandı” haberlerine gülerken Meral Danış Beştaş, “Kimseye baskıyla ‘ittifak yapalım’ demedik. İttifak yapıp yapmamak kendi bilecekleri iş.” demecine, Esenyurtlu Prof. Ahmet gibi Bahçeli’den medet bekleyen Ahmet Türk’ün “Sosyalist ve devrimci bir insana yakışmayacak sözler” şeklinde açıklamalarına acıyor ve ‘haydi oradan.. Sizi, sizi’ diyerek Baş’a değil, Baş’ları Kürt seçmenin olduğu gibi Türk seçmeninin başına bela edenler asıl sizsiniz diyerek kızıyorum..
Ve Kürt sorunu için ömürlerini hapishanelerde, işkence hanelerde, ovalarda, dağlarda geçirenleri değil bir twit attı diye milletvekili edilenleri ben değil siz aday gösterdiniz efendiler diyorum..
Parti kültürüne saygı gösterip daha çok uzatmadan adı unutulsun diye çabalayanların yerine oturduğu Demirtaş’a sözü bırakıyor ve aynı şeyleri anlatan onca yazım gibi son yazım olan ‘Gülüm, nerede şu bizim devrimci kızlarımız, Kemalbayımız?’ başlıklı yazıma bir kez daha yer veriyorum, dün bizi anlamayanlar bugün Baş’ları başımıza bela, yakamıza kene edenler belki anlar diyerek..










