Ardahan, yaklaşık bir buçuk aydır şap hastalığı ile amansız bir mücadele veriyor. Ancak ne yazık ki bu süreçte birçok çiftçi, emekle büyüttüğü hayvanlarını kaybetmenin acısını yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada, altıncı hayvanını da şaptan yitirdiğini gözyaşları içinde paylaşan bir çiftçinin çaresizliği yürek burktu. Artık ahırında tek bir hayvan bile kalmadığını, yaşadığı derin mağduriyeti sessiz çığlıklarla ifade etti.
Tarım İl Müdürlüğü başta olmak üzere devletin ilgili birimleri sahada ilaçlama gibi girişimlerde bulunuyor. Ancak bu gayretlerin, hayvan ölümlerinin önüne geçmekte yetersiz kaldığı da bir gerçek. Sahadaki mücadele, maalesef büyük kayıpları engelleyemedi. Çiftçiler ise ne yazık ki ne ziyaret edildi, ne de ölen hayvanları için sayım ya da başvuru alarak mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik somut bir adım atıldı.
Ardahan Valiliği’nin yaptığı “Ölen hayvanlarınızı saha-sola atmayın” uyarısı önemli olmakla birlikte, bu tür açıklamalar çiftçinin asıl ihtiyacını karşılamaktan uzak. Sosyal medya yorumlarında da dikkat çeken ifadeler var: “Allah akıl fikir versin, telef olan hayvanlarla ilgili bir destek ödemesi yapmayacağınız belli. Bari iş makinelerinin yakacağı mazot parasına ateş düşürücü desteği sağlansın üreticilere. Harici bir şey istemiyoruz.” Bu sözler, sadece bir çiftçinin değil, pek çok üreticinin ortak sesini yansıtıyor.
Daha da ürkütücü olan ise kamuoyunda dillendirilen “Hükümetin hayvan sayılarını düşürüp yapay et ithalatına ülkeyi mecbur bırakma” iddiaları. Bu tür düşünceler çiftçiyi daha da umutsuzluğa itiyor. Yetkililerden acil ve kapsamlı bir açıklama bekleniyor:
Sahada “bakıyoruz, yapıyoruz, yanınızdayız” diye verilen sözlerin ötesinde hangi somut adımlar atıldı?
Çiftçilerin yaşadığı mağduriyetler nasıl giderilecek?
Ölen hayvanlar için destek ve tazminat planları var mı?
Bu tür krizlerin gelecekte yaşanmaması için hangi önlemler alınıyor, bir yol haritası hazırlandı mı?
Ardahan, bu kanayan yarasına kısa sürede kalıcı çözümler bulmak zorunda. Çünkü çiftçilerimizin umutları, hayvanlarının sağlığı kadar ülkemizin tarımsal geleceği için de hayati önemde. Toplumun tüm kesimlerinin, özellikle de yetkililerin bu mücadelede samimi ve şeffaf bir tutum sergilemesi, üreticilerin moralini yükseltecektir.
Kamuoyu, şeffaf bilgi paylaşımı ve etkin desteklerle bu zor günlerin aşılmasını bekliyor. Ardahan çiftçisinin sesi duyulsun, mağduriyetleri giderilsin, geleceğe umutla bakılsın…
Saygılarımla,









