Türkiye’de yayınlanan gazete ve televizyon sayısının son bir iki yıl içinde neredeyse yarı yarıya azaldığını ifade eden Yılmaz, kamu gücü kullanılarak yaygın medyanın % 95’ini tam kontrolüne alan iktidarın, ‘muhalif’ medyayı çökertmek için RTÜK, BİK ve Yargıyı kullandığını vurguladı.“Yoksulluğu bitireceğiz, yasakları kaldıracağız” diyenlerin iktidarında, tüm yasakların katmerli uygulandığını, gazetecilik yapmanın daha da zorlaştığını dile getiren Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz şunları söyledi:
“Eleştirel ve bağımsız yayın yapan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen yaygın gazete ve televizyon ile yüzlerce yerel medya kuruluşu için koşullar her gün biraz daha zorlaştı.
Ama iktidarın beslemesi konumundaki gazete ve televizyonlar ne ekonomik kriz gördü ne de para cezasıyla tanıştı. Yandaş basın muhalefete her gün kin nefret kusarken bunun karşılığında kamunun kaynakları kendilerine oluk oluk akıtıldı. Onurlu, namuslu gazeteciler, eleştirel ve bağımsız yayın yapan medya kuruluşları ise RTÜK ve BİK cezaları, artan girdi maliyetleri ve uydu kiraları karşısında yaşam savaşı vermeye devam etti. Bu ekonomik savaşta 12 binden fazla gazeteci işsiz kaldı. İşlerini kaybetmedikleri için şanslı olanlar ise açlık sınırında çalışmaya devam ediyorlar. Halen 34 gazeteci cezaevinde. Halen uluslararası basın ve ifade özgürlüğü endekslerinde son sıralarda ve basını özgür olmayan ülkeler arasındayız. Her türlü zorluğa rağmen gerçek gazeteciler bu baskılara boyun eğmedi, zorluklara teslim olmadı. Onlar da bizler de güzel günlerin yakın olduğunu biliyoruz.” dedi.
“Eleştirel ve bağımsız yayın yapan ve sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen yaygın gazete ve televizyon ile yüzlerce yerel medya kuruluşu için koşullar her gün biraz daha zorlaştı.
Ama iktidarın beslemesi konumundaki gazete ve televizyonlar ne ekonomik kriz gördü ne de para cezasıyla tanıştı. Yandaş basın muhalefete her gün kin nefret kusarken bunun karşılığında kamunun kaynakları kendilerine oluk oluk akıtıldı. Onurlu, namuslu gazeteciler, eleştirel ve bağımsız yayın yapan medya kuruluşları ise RTÜK ve BİK cezaları, artan girdi maliyetleri ve uydu kiraları karşısında yaşam savaşı vermeye devam etti. Bu ekonomik savaşta 12 binden fazla gazeteci işsiz kaldı. İşlerini kaybetmedikleri için şanslı olanlar ise açlık sınırında çalışmaya devam ediyorlar. Halen 34 gazeteci cezaevinde. Halen uluslararası basın ve ifade özgürlüğü endekslerinde son sıralarda ve basını özgür olmayan ülkeler arasındayız. Her türlü zorluğa rağmen gerçek gazeteciler bu baskılara boyun eğmedi, zorluklara teslim olmadı. Onlar da bizler de güzel günlerin yakın olduğunu biliyoruz.” dedi.















