Gazeteci-Yazar Mehmet Avşar, yeni romanında eski Türkiye’nin acı gerçeklerini yürek burkan bir hikâyeyle kaleme aldı.
“Hoçvan’ın Yitik Kızları”adlı romanda, Ardahan’ın Hoçvan bölgesinde fakirlik ve cehaletin hüküm sürdüğü yıllarda yaşanan dramatik olaylar anlatılıyor.Roman, dokuz kardeşli bir ailenin kızı Helen’in, ailesi tarafından para karşılığında Manisa’da 50 yaşındaki bir adamla evlendirilmesini konu alıyor. Henüz 13 yaşında olan Helen’in hikâyesi, köy yaşamının acımasız yüzünü, kız çocuklarının kaderini ve dönemin sosyal gerçeklerini çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.Yazar Mehmet Avşar, romanındaki Helen karakterinin, gençliğinde tanıdığı bir arkadaşının sevgilisinden ilham aldığını belirtiyor. Bu dramatik hikâye, Avşar’ın kaleminde zamanla bir türküye dönüşerek toplumda büyük beğeni toplar. “Karaçayırın Düzü” adlı bu türkü, Helen’in yitip giden hayatını, bir genç yüreğin çaresizliğini ve Hoçvan’ın sessiz çığlığını anlatıyor.Türküde şu dizeler yer alıyor:Karaçayırın düzüKaraçayırın düzü
Geçti ömrümün özü
Heleni burada gördüm,
Yüreğimden vuruldum
Öldüm, dirildim öldüm
Bir çift yeşil göz için Helen 13 yaşında,
Henüz yolun başında
Yine günün birinde
Heloyu alayıp puladılar
Boynunda beşi bir yerde
Babası başlık parasını sayar
Helo gitmiş beş bine.
Taliplisi ellisinde. Yolcudur Helen ağlar
Dağ, taş, ova yas bağlar,
Bir turna geçer havada,
Sesinde hüzün çağlar.
Kolunda yabancı adamlar
Helo başı önde ufukta uzak diyarlar. Sene 1970 Helin dünyaya gelmiş
Sene 2001 dediler Helen ölmüş
Helen bir Celali kızı
Gökyüzünüzde yıldızı
Helen gözün seveyim bırakma öksüz bizi.
Helen. Helen, Helen yüreğimdeki sızı. Karaçayır sessiz şimdi,
Rüzgâr bile suskun, şimdi
Helin’in gülüşü kaldı
Bir bahar sabahından,Bir çift yeşil göz için
Ömrümü heba ettim
Seneler seneler sonra
Kaldım ömrümün enkazıylan.Mehmet Avşar ( Mavi Ark)
Avşar, romanında Helen’in hikâyesi üzerinden Hoçvanlı kadınların yitirilmiş hayatlarını, toplumsal baskıları ve geçmişin ağır yükünü anlatırken; aynı zamanda bir dönemin sessiz tanıklığını da kaleme alıyor.Roman, Hoçvan’ın taşlı yollarında başlayan bir çocukluk hikâyesinin, yıllar sonra bir ağıta dönüşmesinin öyküsü…
Bir kız çocuğunun gözlerinden, bir toplumun aynası.
Baran Yılmaz / Anadolu Haber
“Hoçvan’ın Yitik Kızları”adlı romanda, Ardahan’ın Hoçvan bölgesinde fakirlik ve cehaletin hüküm sürdüğü yıllarda yaşanan dramatik olaylar anlatılıyor.Roman, dokuz kardeşli bir ailenin kızı Helen’in, ailesi tarafından para karşılığında Manisa’da 50 yaşındaki bir adamla evlendirilmesini konu alıyor. Henüz 13 yaşında olan Helen’in hikâyesi, köy yaşamının acımasız yüzünü, kız çocuklarının kaderini ve dönemin sosyal gerçeklerini çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor.Yazar Mehmet Avşar, romanındaki Helen karakterinin, gençliğinde tanıdığı bir arkadaşının sevgilisinden ilham aldığını belirtiyor. Bu dramatik hikâye, Avşar’ın kaleminde zamanla bir türküye dönüşerek toplumda büyük beğeni toplar. “Karaçayırın Düzü” adlı bu türkü, Helen’in yitip giden hayatını, bir genç yüreğin çaresizliğini ve Hoçvan’ın sessiz çığlığını anlatıyor.Türküde şu dizeler yer alıyor:Karaçayırın düzüKaraçayırın düzü
Geçti ömrümün özü
Heleni burada gördüm,
Yüreğimden vuruldum
Öldüm, dirildim öldüm
Bir çift yeşil göz için Helen 13 yaşında,
Henüz yolun başında
Yine günün birinde
Heloyu alayıp puladılar
Boynunda beşi bir yerde
Babası başlık parasını sayar
Helo gitmiş beş bine.
Taliplisi ellisinde. Yolcudur Helen ağlar
Dağ, taş, ova yas bağlar,
Bir turna geçer havada,
Sesinde hüzün çağlar.
Kolunda yabancı adamlar
Helo başı önde ufukta uzak diyarlar. Sene 1970 Helin dünyaya gelmiş
Sene 2001 dediler Helen ölmüş
Helen bir Celali kızı
Gökyüzünüzde yıldızı
Helen gözün seveyim bırakma öksüz bizi.
Helen. Helen, Helen yüreğimdeki sızı. Karaçayır sessiz şimdi,
Rüzgâr bile suskun, şimdi
Helin’in gülüşü kaldı
Bir bahar sabahından,Bir çift yeşil göz için
Ömrümü heba ettim
Seneler seneler sonra
Kaldım ömrümün enkazıylan.Mehmet Avşar ( Mavi Ark)
Avşar, romanında Helen’in hikâyesi üzerinden Hoçvanlı kadınların yitirilmiş hayatlarını, toplumsal baskıları ve geçmişin ağır yükünü anlatırken; aynı zamanda bir dönemin sessiz tanıklığını da kaleme alıyor.Roman, Hoçvan’ın taşlı yollarında başlayan bir çocukluk hikâyesinin, yıllar sonra bir ağıta dönüşmesinin öyküsü…
Bir kız çocuğunun gözlerinden, bir toplumun aynası.
Baran Yılmaz / Anadolu Haber 















