Ardahanlı tarihçi ve akademisyen Candan Badem’in sosyal medya platformu X’te paylaştığı Çarlık Rusyası dönemine ait arşiv belgeleri, Ardahan’ın sosyal ve demografik tarihine ışık tutan önemli ayrıntıları ortaya koydu. 1898 yılında hazırlanan resmi belgeler arasında yer alan bir anket formu, Ardahan’ın Ölçek köyünde yaşayan Ali Dursunoğlu’nun yaşam öyküsünü ve dönemin toplum yapısını gözler önüne seriyor.Çarlık Rusyası Uzun Ömürlülüğün Sırrını AraştırmışCandan Badem’in paylaştığı bilgilere göre, Kars ve Ardahan’ın Rus İmparatorluğu yönetiminde bulunduğu dönemde, 1897 Genel Nüfus Sayımı’nın ardından Çarlık yönetimi 100 yaşını geçtiği düşünülen kişileri ayrıca kayıt altına alarak uzun ömürlülüğün nedenlerini araştırmak istedi.Bu amaçla 38 soruluk özel bir anket hazırlandı. Anketlerden biri de Ardahan’ın Ölçek köyünde yaşayan Ali Dursunoğlu için düzenlendi.Yaşı 100 Olarak Kaydedildi, Ancak Gerçekte Daha GençtiBelgelerde Ali Dursunoğlu’nun yaşı 100 olarak kaydedildi. Ancak tarihçi Candan Badem, Dursunoğlu’nun anlattığı olayların tarihleri dikkate alındığında gerçek yaşının yaklaşık 90 civarında olduğunun anlaşıldığını belirtiyor.Dursunoğlu’nun ifadelerine göre, Rus General İvan Paskeviç’in Ahıska’yı ele geçirdiği 1828 yılında yaklaşık 20 yaşındaydı. Ahıska’ya yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki bir köyde yaşayan Dursunoğlu, Ahıska’nın düşmesinden önce annesinin kendisini ve kardeşlerini Acara ormanlarına götürerek savaşın etkilerinden korumaya çalıştığını anlatıyor.Üç Savaşa Tanıklık EttiAli Dursunoğlu’nun hayat hikâyesi, bölgenin savaşlarla şekillenen tarihini de yansıtıyor.Belgelerde yer alan bilgilere göre Dursunoğlu, Kırım Savaşı sırasında Kars’taki gönüllü birliklere katıldı. Kars Kuşatması esnasında yaklaşık 30 ila 40 gün açlık çektiğini, bu süreçte insanlara yalnızca az miktarda at eti dağıtıldığını anlattı.1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ise köyünde kaldığını, askerlerin yaşadığı bölgeye ulaşmadığını ifade etti.Bu bilgiler ışığında Ali Dursunoğlu’nun yaklaşık 90 yıllık ömrü boyunca üç büyük savaşa tanıklık ettiği değerlendiriliyor.11 Çocuk Sahibi OlduAnket kayıtlarına göre Ali Dursunoğlu’nun 11 çocuğu bulunuyordu. Belgelerde çocuklarının 8, 10, 15, 20, 30, 60 ve 65 yaşlarında hayatlarını kaybettikleri bilgisi de yer aldı.Dursunoğlu ayrıca doğduğu dönemde babasının yaklaşık 60-70, annesinin ise 50 yaşlarında olduğunu ifade etti.Uzun Yaşamın Sırrı: Sakin Karakter ve Hareketli HayatAli Dursunoğlu, uzun yaşamını sakin mizacına bağladı.Belgelerde beden ve akıl sağlığının yerinde olduğu belirtilirken, ileri yaşına rağmen dikkat çekici bir yürüyüş performansına sahip olduğu kaydedildi. Dursunoğlu’nun yaklaşık 27 yıl önce Ölçek’ten Oltu üzerinden Erzurum’a iki buçuk günde yürüdüğü bilgisi anket formunda yer aldı.Bugün dahi yaklaşık 240 kilometrelik bu güzergâhın oldukça zorlu kabul edildiği düşünüldüğünde, bu bilgi dönemin insanlarının fiziksel dayanıklılığı hakkında dikkat çekici bir örnek sunuyor.Beslenme Alışkanlıkları da Kayıtlara GeçtiÇarlık görevlileri yalnızca yaşını değil, günlük yaşam alışkanlıklarını da kayıt altına aldı.Ali Dursunoğlu’nun güneş battıktan iki saat sonra uyuduğu, sabahları horoz sesiyle uyandığı ve gün içerisinde kısa süreli dinlendiği belirtildi.En sık tükettiği gıdalar arasında:* Lavaş ekmeği,
* Süt ve süt ürünleri,
* Ayran çorbasıyer alıyordu.Patates ve lahana gibi ürünleri nadiren tükettiği, eti ise bazen iki günde bir, bazen haftada bir, bazen de ayda yalnızca bir kez yediği kaydedildi.Belgelerde Ana Dili Türkçe Olarak Yer AlıyorCandan Badem’in paylaştığı belgelerde Ali Dursunoğlu’nun ana dilinin Türkçe, dininin ise Müslüman olduğu açık şekilde kayıt altına alınmış durumda.Ancak tarihçi Badem, daha sonra yaptığı değerlendirmede belgelerde bir ayrıntıya dikkat çekti. Anket formunun ilk bölümünde ana dilinin Türkçe olarak yazıldığını, buna karşın başka bir bölümde dönemin memuru tarafından “Müslümanlaşmış Gürcü” şeklinde bir etnik tanımlama kullanıldığını belirtti.Badem, Çarlık dönemi belgelerinde özellikle Posof ve çevresindeki Müslüman nüfusa ilişkin bu tür değerlendirmelerin görülebildiğini, ancak resmi istatistiklerde söz konusu nüfusun Türk olarak kaydedildiğini ifade etti. Bu durumun dönemin memurlarının kişisel değerlendirmeleri ile resmi sınıflandırmalar arasındaki farklılığı ortaya koyduğunu vurguladı.Ardahan Tarihi Açısından Değerli Bir Arşiv KaynağıYaklaşık 128 yıl önce hazırlanan bu belgeler yalnızca bir kişinin yaşam hikâyesini değil, aynı zamanda Ardahan’ın sosyal yapısını, beslenme alışkanlıklarını, savaşların toplum üzerindeki etkilerini ve bölgenin demografik özelliklerini de gözler önüne seriyor.
Candan Badem tarafından gün yüzüne çıkarılan arşiv kayıtları, Ardahan’ın geçmişine ilişkin önemli ayrıntıları ortaya koyarken, bölgenin sözlü tarih ile resmi belgeler arasında kurduğu güçlü bağın da dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.Paşa KürkçüHaber Merkezi
* Süt ve süt ürünleri,
* Ayran çorbasıyer alıyordu.Patates ve lahana gibi ürünleri nadiren tükettiği, eti ise bazen iki günde bir, bazen haftada bir, bazen de ayda yalnızca bir kez yediği kaydedildi.Belgelerde Ana Dili Türkçe Olarak Yer AlıyorCandan Badem’in paylaştığı belgelerde Ali Dursunoğlu’nun ana dilinin Türkçe, dininin ise Müslüman olduğu açık şekilde kayıt altına alınmış durumda.Ancak tarihçi Badem, daha sonra yaptığı değerlendirmede belgelerde bir ayrıntıya dikkat çekti. Anket formunun ilk bölümünde ana dilinin Türkçe olarak yazıldığını, buna karşın başka bir bölümde dönemin memuru tarafından “Müslümanlaşmış Gürcü” şeklinde bir etnik tanımlama kullanıldığını belirtti.Badem, Çarlık dönemi belgelerinde özellikle Posof ve çevresindeki Müslüman nüfusa ilişkin bu tür değerlendirmelerin görülebildiğini, ancak resmi istatistiklerde söz konusu nüfusun Türk olarak kaydedildiğini ifade etti. Bu durumun dönemin memurlarının kişisel değerlendirmeleri ile resmi sınıflandırmalar arasındaki farklılığı ortaya koyduğunu vurguladı.Ardahan Tarihi Açısından Değerli Bir Arşiv KaynağıYaklaşık 128 yıl önce hazırlanan bu belgeler yalnızca bir kişinin yaşam hikâyesini değil, aynı zamanda Ardahan’ın sosyal yapısını, beslenme alışkanlıklarını, savaşların toplum üzerindeki etkilerini ve bölgenin demografik özelliklerini de gözler önüne seriyor.
Candan Badem tarafından gün yüzüne çıkarılan arşiv kayıtları, Ardahan’ın geçmişine ilişkin önemli ayrıntıları ortaya koyarken, bölgenin sözlü tarih ile resmi belgeler arasında kurduğu güçlü bağın da dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.Paşa KürkçüHaber Merkezi















